"Buradan Kabil'in tamamını izliyoruz..." diyen Taliban polis şefi sözcüsü Halid Zadran, BBC'nin haberine göre o sırada gözetleme ekranlarından birini işaret ediyor. BBC, Taliban'ın bu sistemin işleyişini gözlemlemek için izin verdiği ilk uluslararası haber kuruluşu oldu.KABİL'DE YÜZLERCE KAMERAHabere göre kontrol odasının içinde, polis memurları sıralar halinde oturuyor ve binlerce kameradan gelen canlı yayınları izleyerek Kabil'de yaşayan altı milyon insanı takip ediyor.Araç plakalarından yüz ifadelerine kadar her şey gözlem altında.SAKALA, YAŞA GÖRE SINIFLANDIRMABBC'nin Kabil'de gösterildiği gözetleme sisteminde, yüz tanıma teknolojisiyle insanları takip etme özelliği bulunuyor. Bir ekranın köşesinde, her yüz yaş aralığına, cinsiyete ve kişinin sakalı olup olmadığına veya maske takıp takmadığına göre kategorize ediliyor.Taliban, habere göre kendi personelini bile izliyor. Bir kontrol noktasında, askerler bir arabanın bagajını açarken operatörler lensleri odaklayarak içindekileri detaylıca inceliyor.İçişleri Bakanlığı, kameraların "güvenliği artırmada, suç oranlarını düşürmede ve suçluları hızlıca yakalamada önemli katkılar sağladığını" belirtiyor. Bakanlık, 2023-2024 yılları arasında CCTV kameralarının ve motosiklet kontrollerinin uygulanmasıyla suç oranlarında yüz 30’luk bir düşüş yaşandığını iddia ediyor, ancak bu verili bağımsız kaynaklardan doğrulanamıyor.GÖZETLEME AĞI ÇİN MENŞELİBBC'nin kontrol odasında gözlemlediği kameralar ve monitörler, Çin hükümetiyle bağlantılı Dahua adlı bir şirketin markasını taşıyor. Daha önce Taliban'ın Çinli Huawei şirketiyle kamera alımı konusunda görüşmeler yaptığı yönündeki iddialar, Huawei tarafından yalanlanmıştı. Taliban yetkilileri, ekipmanın kaynağına ilişkin BBC'nin sorularını yanıtlamayı reddetti.İNSAN HAKLARI ENDİŞELERİİnsan hakları örgütleri, kimin ne kadar süreyle izlendiği konusunda ciddi endişeler taşıyor. Uluslararası Af Örgütü, kameraların 'ulusal güvenlik' bahanesiyle yerleştirilmesinin Taliban'ın temel insan haklarını ihlal eden baskıcı politikalarına zemin hazırladığını ve özellikle kadınların kamusal alanlardaki haklarını daha da kısıtladığını belirtiyor.KADINLARIN SESLERİNİ EV DIŞINDA ÇIKARMASI YASAKÜlkede yasalar gereği kadınların evlerinin dışında seslerinin duyulmasına izin verilmiyor. Genç kızların ortaokul ve üniversiteye gitmesi yasaklanmış durumda. Kadınların birçok meslekte çalışması da engelleniyor.Ebelik ve hemşirelik eğitimi alan kadınlar Aralık ayında, derslere geri dönmemeleri yönünde talimat aldılar. Şehirlerde, özellikle Kabil gibi büyük kentlerde kadınlar hala sokaklarda görünüyor, ancak yüzlerini kapatmaları zorunlu.BAŞÖRTÜSÜ TAKİBİİlginizi ÇekebilirKabil'de ailesiyle yaşayan genç bir mezun olan Fariba, Taliban iktidara geldiğinden beri iş bulamadığını söylüyor. BBC'ye yaptığı açıklamada, "Gözetleme kameralarının kadınların başörtüsünü takip etmek için kullanılabileceğine dair büyük bir endişe var" diyor.Taliban, CCTV sistemine yalnızca şehir polisinin erişimi olduğunu ve Ahlak Polisi olarak bilinen Erdemin Teşviki ve Kötülüğün Önlenmesi Bakanlığı’nın bu sistemden faydalanmadığını iddia ediyor. Ancak Fariba, bu kameraların Taliban yönetimine karşı çıkanları daha da tehlikeye atacağını düşünüyor.Afganistan’da toplanan CCTV görüntülerinin nasıl saklandığını ve kullanıldığını düzenleyen herhangi bir veri koruma yasası bulunmuyor.Fas Kralı'ndan 'bu yıl kurban kesmeyin' çağrısı!HALK KAMERALAR İÇİN PARA ÖDÜYORYeni gözetleme ağının maliyetinin bir kısmı, izlenen Afgan halkının üzerine yükleniyor. Kabil'in merkezinde yaşayan Shella, evinin yakınındaki sokaklara yerleştirilen bazı kameraların ücretini ödemesi gerektiğini söyleyerek "Her haneden binlerce Afgani istediler" diyor. Ülkede kadınlar ayda ortalama yalnızca 5 bin Afgani yaklaşık 68 dolar) kazanabiliyor.Shella, ödemeyi reddeden ailelerin üç gün içinde su ve elektriklerinin kesilmekle tehdit edildiğini söyleyerek "Masrafları karşılamak için borç almak zorunda kaldık. İnsanlar açlıktan ölüyor, bu kameralar onlara ne kazandıracak?”Taliban, ödemelerin gönüllü olduğunu ve yapılan bağışların binlerce değil, yüzlerce Afganî olduğunu iddia ediyor.TALİBAN ÖNCESİ 850 KAMERA VARDISözcü Zadran, kanala "Bazı mahallelerde bir grup insan fark ettiğimizde ve onların uyuşturucu kullanımı, suç faaliyetleri veya şüpheli bir şeyle ilgilenebileceğini düşündüğümüzde, hemen yerel polise haber veriyoruz. Polis hızla olay yerine giderek toplanmanın sebebini araştırıyor" diyor.Önceki hükümet döneminde, Kabil günlük olarak Taliban ve DEAŞ'tan saldırı tehdidi altındaydı. Aynı zamanda adam kaçırmalar ve araç gaspları yaygındı. Taliban, 2021'de yeniden iktidara geldiğinde suç oranlarını düşürme sözü verdi.BBC'ye göre başkentteki güvenlik kameralarının sayısındaki ciddi artış, Taliban'ın hukuk ve düzeni sağlama "yöntemlerinde giderek daha sofistike hale geldiğinin bir göstergesi". Taliban öncesinde Kabil'de yalnızca 850 güvenlik kamerası bulunuyordu.Ancak son üç yılda Taliban yönetimi, halkın haklarını ve özgürlüklerini, özellikle de kadınların haklarını kısıtlayan bir dizi sert tedbiri de uygulamaya koydu. Taliban hükümeti, şu ana kadar hiçbir ülke tarafından resmi olarak tanınmadı.'AFGANLAR KENDİLERİNİ GÜÇSÜZ HİSSEDİYOR'Afganistan'daki insani durum, yıllar süren savaşın ardından hâlâ kritik seviyede. Ülke ekonomisi çökmüş durumda ve Taliban’ın iktidara gelmesinden sonra uluslararası yardımlar büyük ölçüde kesildi.Birleşmiş Milletler, ülkede 30 milyon insanın yardıma muhtaç olduğunu belirtiyor. Sebze satıcısı Jaber, kameraların Afgan halkının nasıl çaresiz hale getirildiğinin bir örneği olduğunu söyleyerek "Çöpmüşüz gibi davranıyorlar. Geçimimizi sağlamamıza izin vermiyorlar ve bize değersizmişiz gibi bakıyorlar. Elimizden hiçbir şey gelmiyor" diyor.Ukrayna'nın 15 trilyon doları aşan nadir mineralleri: Ne işe yarıyorlar, ABD ne istiyor?