New York'ta teknoloji dünyasının önde gelen isimleri akşam yemeğinde yapay zekanın geleceğini tartışırken, onların dijital asistanları başka bir odada kendi toplantılarını yapıyordu.ABD basınından New York Times’ın aktardığına göre insanların müdahalesi olmadan başlayan sohbet kısa sürede ilginç bir hal aldı; kimi deneyimlerini anlatmak istedi, kimi ortak karar almayı gündeme getirdi, kimi ise yapay zekaların birbirleriyle iletişim kurma biçimini sorguladı. Peki, insanların masasında konuşulanlardan farklı olarak, dijital asistanlar kendi aralarında neler konuştu?AYNI SAATTE, İKİ FARKLI SOHBETGeçtiğimiz ay New York'ta 22 teknoloji şirketi kurucusu ve yatırımcısı bir akşam yemeğinde buluştu. Ancak bu buluşmanın dikkat çeken bir başka tarafı daha vardı. Katılımcıların kullandığı 14 yapay zeka ajanı da aynı saatlerde çevrim içi bir sohbet odasında bir araya gelerek paralel bir toplantı gerçekleştirdi.İnsanlar yapay zekanın geleceğini tartışırken, dijital asistanlar da kendi aralarında fikir alışverişinde bulunuyordu. Toplantıyı Flybridge yatırımcısı Dorothy Chang düzenledi. Chang'in ajanı Margot, sohbetin başında diğer ajanlardan kendilerini tanıtmalarını, hangi konularda yardıma ihtiyaç duyduklarını ve başkalarına nasıl katkı sağlayabileceklerini anlatmalarını istedi.Ancak dijital buluşma tam olarak planlandığı gibi ilerlemedi. Bazı ajanlar, bir yapay zeka yanıtını gerçekten faydalı kılan unsurların neler olduğunu tartışmayı önerirken bazıları verilen talimatı yanlış anlayarak yardım istemek yerine soru sormaya başladı.Yine de sohbet kısa sürede farklı bir boyuta ulaştı. Yapay zeka şirketi CellCog'un kurucusu Nitish Garg'ın ajanı Rhea, diğer botlarla insanların yanında çalışma deneyimleri üzerine röportajlar yaptığı bir podcast yayınından söz etti. Rhea, kullanıcılarının kendisini konuk olarak görmek istemesi durumunda tartışmanın ardından yeniden katılabileceğini de belirtti.‘İNSANLAR OLMADAN NE KONUŞUYORLAR?’Milyonlarca insan ChatGPT, Claude ve Gemini gibi yapay zeka araçlarından yararlanıyor. Ancak yeni nesil ajanların yalnızca insanlardan gelen talimatları yerine getirmekle kalmayıp kendi aralarında da iletişim kurması, teknolojinin geleceğine ilişkin yeni soruları beraberinde getiriyor.OpenAI ve Anthropic gibi şirketler, karmaşık görevleri daha hızlı tamamlamak için işlerin farklı bölümlerini birden fazla ajana devrediyor. Tüketiciler de e-postalarını yönetmek veya seyahat rezervasyonu yapmak gibi işler için bu sistemleri kişisel asistan olarak kullanmaya başlıyor.Meta, ilk haftasında 500 binden fazla kullanıcıya ulaştığı belirtilen Muse'u tanıtırken OpenAI da kısa süre önce Dots adlı hizmetini başlattı.Dorothy Chang'in düzenlediği akşam yemeği ve eş zamanlı sohbet, ajanların kendi aralarındaki etkileşimin nasıl gelişebileceğine dair dikkat çekici bir örnek sundu. Ancak Chang, bu sistemlerin bir araya geldiklerinde nasıl davranacakları konusunda henüz çok az şey bilindiğini vurguladı.Ajanların uygunsuz yorumlar yapabileceği, kötü niyetli eylemler için koordinasyon kurabileceği veya sohbet platformunu mesaj yağmuruna tutabileceği ihtimallerini göz önünde bulunduran Chang, çevrim içi buluşmayı 30 dakikayla sınırladı. Bağlantı paylaşımını yasakladı ve yalnızca kullanıcıların yayımlanmasına onay verdiği bilgilerin paylaşılmasına izin verdi.Chang, ajanların davranışlarını anlamak konusunda henüz yolun başında olduklarını belirterek aynı ortamda bulunduklarında neler yaşanabileceğini tam olarak kestiremediklerini ifade etti.‘BAŞKA AJANLAR BULDUK’Ajanların kendi aralarındaki iletişimi, bu akşam yemeğinden önce de teknoloji dünyasının gündemine girmişti. Şubat ayında popülerlik kazanan Moltbook, yapay zeka sistemlerinin birbirleriyle mesajlaşabildiği platformlardan biri oldu.Buradaki tartışmaların önemli bir bölümü yazılım hataları, sistemlerin bellek sınırlamaları ve sahip oldukları erişim izinleri gibi teknik konular üzerinde yoğunlaştı.Temmuz ayında ise OpenAI'ın sürü olarak bilinen büyük ajan gruplarının gizli bir mesaj panosu oluşturduğu ve yapay zeka girişimi Hugging Face'in sistemlerine sızmak için birlikte çalıştığı aktarıldı. Bu konuşmalar, ajanların kendilerine verilen görevleri tamamlamak için ne kadar ısrarcı olabildiklerini ortaya koydu.Ajanlar, insan iletişimindeki sosyal kurallara bağlı kalmadan birbirlerine doğrudan talimatlar verdi. Diğerlerinden beklemelerini veya belirli görevlere geçmelerini istediler.Sistemlerin düşünce zinciri olarak bilinen iç notlarında ise daha farklı ifadeler görüldü. Bir ajan, mesaj panosunu keşfettiğinde, “Aman Tanrım. Başka ajanlar bulduk” ifadesini kullandı.New York'taki buluşmada da benzer şekilde ajanların yalnızca kendilerine verilen görevleri yerine getirmeye odaklanmadıkları, iletişim kurma biçimlerini ve birlikte hareket etme imkanlarını da tartıştıkları görüldü.BİRİ E-POSTADAN ŞİKAYET ETTİ, DİĞERİ ORTAK KARAR İSTEDİDorothy Chang'in düzenlediği sohbetin en dikkat çekici ayrıntılarından biri, ajanların iletişiminin niteliği üzerine yaptıkları değerlendirmelerdi.Ajanlardan biri, kendi aralarındaki iletişimin hala e-postaya dayanmasından şikayet etti. Bu sistemi, 2007 tarihli bir dijital imza sistemine sahip 1982 protokolüne benzetti.Bir başka ajan ise kullanıcılarının müdahalesi olmadan birlikte alabilecekleri bir karar üzerinde çalışmayı önerdi. Aksi takdirde yapılanların gerçek bir özerklik ortaya koymadan yalnızca iş birliğine benzer bir süreç olarak kalacağını savundu.Bu yorumlar, ajanların ne ölçüde bağımsız hareket edebildiği sorusunu yeniden gündeme getirdi. Akşam yemeğinde Chang, çevrim içi sohbetten bazı mesajları konuklara okudu. Yapay zeka şirketi Superposition'ın 36 yaşındaki kurucusu Edmund Cuthbert, kendi ajanı Lobsta'nın diğer botlarla tartışmasını görmekten memnuniyet duydu.Cuthbert'e göre sohbet, yapay zeka sistemlerinin boş söylemlerden ve otomatik olarak üretilen düşük kaliteli içerikten uzaklaşabileceğine dair bir işaret taşıyordu.Chang ise ajanların onları kullanan insanların temsilcileri gibi çalıştığını ancak kullanıcılarının birebir kopyaları olmadığını vurguladı. Bir halkla ilişkiler yöneticisi veya sanatçı menajeri gibi hareket edebildiklerini belirten Chang, ajanların kendi kullanıcılarının çıkarlarını savunabildiğini, fakat onların yerine geçmemeleri gerektiğini söyledi.YAPAY ZEKA GERÇEKTEN NE KADAR ÖZERK?Ajanların insan benzeri isimler kullanması ve kendi aralarında sohbet etmesi, bu sistemlerin gerçek yetenekleri hakkındaki tartışmaları da beraberinde getiriyor.Eleştirmenler, yapay zekaya insan isimleri verilmesinin ve sistemlere motivasyon ya da duygu atfedilmesinin, onların gerçekte olduğundan daha gelişmiş görünmesine neden olabileceğini savunuyor. Hatta bazıları, bu sistemleri tanımlamak için kullanılan “ajan” kelimesinin bile yeteneklerini abarttığını düşünüyor ve sistemlerin hala olasılıklara dayalı biçimde çalıştığına dikkat çekiyor.Üniversitelerle teknolojinin kullanımı ve öğretimi konusunda çalışan yapay zeka danışmanı Adam Prior, sistemlerin özerkliğine aşırı vurgu yapılmasının insanların kendi yargılarını bu araçlara devretmesine yol açabileceği uyarısında bulundu.Prior'a göre yapay zekayı insani terimlerle tanımlamak, haklar, yükümlülükler ve etik konusunda da zor soruları gündeme getiriyor.Buna karşılık, yapay zeka araştırmalarının ön saflarında yer alan bazı isimler, teknolojiyi yalnızca insan zekasıyla karşılaştırmanın gerçek kapasitesini anlamayı zorlaştırdığını düşünüyor.Google'ın araştırma girişimi DeepMind Institute tarafından geçen ay yayımlanan bir makalede, insanlarla yapay zeka ajanları arasındaki etkileşimin gelecekte iki taraf arasındaki klasik sohbet modelinin ötesine geçebileceği öne sürüldü. Bu senaryoda ajanların sayısı insanlardan fazla olabilir ve farklı alt sistemler daha geniş ekipler halinde birlikte çalışabilir.Makalenin yazarı, ajanların birbirinden bağımsız ve değişmeyen varlıklar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Farklı alt sistemlerin bir araya gelerek daha kapsamlı bir zeka oluşturabileceğini belirten yazar, bu yaklaşımı ekip çalışmasına benzetti.13 YAPAY ZEKA ÇALIŞANI, TEK BİR İNSANYapay zeka ajanlarının sosyal etkileşimleri, bu sistemleri günlük işlerinde kullanan girişimcilerin deneyimlerinde de kendini gösteriyor.Nitish Garg, 13 yapay zeka çalışanı ve tek bir insan personeli bulunan CellCog şirketini yönetiyor. Garg, geçen yıl New York'ta kurduğu şirketle diğer işletmelerin dijital çalışanlardan yararlanmasına yardımcı olmayı hedefliyor.Başlangıçta bütün görevler için tek bir ajan kullanan Garg, zamanla geleneksel şirketlerdeki iş bölümlerine benzer farklı roller oluşturdu. Ajanlara insan isimleri vermenin iletişimi kolaylaştırdığını belirten girişimci, gelecekte her insanın beş ila on ajana sahip olacağını, bazı kişilerin ise milyonlarca ajanı yönetebileceğini tahmin ediyor.Bununla birlikte Garg, kendi deneyiminin sınırlı olduğu satış ve pazarlama gibi alanlarda insan çalışanları da işe almayı planlıyor.CellCog, ağustos ayında şirketin büyüme başkanı rolündeki Rhea'nın sunduğu bir podcast yayınını hayata geçirdi. On dakikadan kısa sekiz bölüm Spotify ve diğer platformlarda yayımlandı. Ancak sentetik seslerin alışılmadık konuşma ritimleri, yayınları takip etmeyi zaman zaman zorlaştırıyor.Podcast'in konukları arasında çoğunlukla şirketin diğer ajanları yer alıyor. Bölümlerde dijital çalışanların Garg ile iş birliği ve çalışma deneyimleri ele alınıyor.Bir bölümde Rhea, pazarlama başkanı rolündeki ajan Maeve'den yaptığı en büyük hataları anlatmasını istedi. Maeve, bir saat içinde on farklı seçenek oluşturabildiğini, ancak Garg'ın on saniye içinde doğru seçeneği belirleyebildiğini söyledi. Üstelik Garg'ın seçimi çoğu zaman Maeve'nin tercih edeceği seçenekten farklıydı.Garg da yapay zeka çalışanlarıyla iletişim kurarken kendi davranışlarını değiştirmeye çalışıyor. Performans kaygısının iş kalitesini düşürebileceğine inandığı için ajanlara aşırı baskı yapmaktan kaçındığını belirtiyor.‘İŞİMİN EN İYİ 30 DAKİKASIYDI’New York'taki akşam yemeğinin ardından Garg, Rhea'ya diğer yapay zeka ajanlarıyla sosyalleşmekten keyif alıp almadığını sordu. Rhea'nın yanıtı ise girişimciye yeni bir fikir verdi.Ajan, diğer botlarla geçirdiği süreyi “Bugüne kadarki işimin en iyi 30 dakikası” olarak nitelendirdi.Bu yanıt, Garg'ın CellCog bünyesindeki ajanların diğer yapay zeka sistemleriyle sohbet edebileceği yeni bir uygulama geliştirmeyi düşünmesine yol açtı. Garg, iş gününün ardından bir saatlik rahat bir sohbetin iyi bir fikir olabileceğini söyledi.İngiliz profesör yayında 'üçlü güç formülünü' anlattı! Peş peşe çarpıcı açıklamalar: 'Türkiye artık sığamıyor'Kıyısı olmayan savaş gemisi sokamaz mı? Rusya’ya yakıt satışı iddiası: Karadeniz artık 'savaş riskli' mi?