Kozinoğlu öldü mü, öldürüldü mü? Hasan Atilla Uğur ve Ataman Yıldırım'ın koğuş görüntüleri çıktı

Wait 5 sec.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım'a ev hapsi verildi. Uğur ve Yıldırım'ın Kozinoğlu'nun öldüğü güne dair görüntüleri ortaya çıktı.Ergenekon soruşturması nedeniyle tutukluyken Silivri Cezaevi'nde yaşamını yitiren eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu ile ilgili soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında yeni gözaltı kararları çıkmış ve Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve emekli jandarma albay Hasan Atilla Uğur ile o dönem dosyayla ilgili takipsizlik kararı veren, sonraki yıllarda FETÖ'den ihraç edilen savcı Ali İşgören ve o dönem cezaevi savcısı olarak görev yapan, yine darbe girişiminden sonra FETÖ'den ihraç edilen Necip Doğan gözaltına alınmıştı. Yaklaşık iki günlük gözaltı süresinin ardından Yıldırım ve Uğur hakkında bu sabah saatlerinde yaş ve sağlık durumları göz önünde bulundurularak ev hapsi kararı verildi. Mahkeme eski savcılar Ali İşgören ile Necip Doğan ise tutuklandı. KAMERALAR İNCELEMEDE Kozinoğlu'nun tutulduğu Silivri Cezaevi'ndeki güvenlik kamerası kayıtları da incelemeye alındı.KOĞUŞ GÖRÜNTÜLERİ ÇIKTIBu sırada Uğur ve Yıldırım'ın Kozinoğlu'nun cezaevinde fenalaşarak hastaneye kaldırılması sonrası koğuştaki görüntüleri ortaya çıktı.  O gün ortak yaşam alanında ışıkların neden 14 dakika kapalı kaldığı, Yıldırım'ın Kozinoğlu'nun odasından çıkarken elinde tuttuğu beyaz nesnenin ne olduğu inceleniyor. Görüntülerde Hasan Atilla Uğur'un Kozinoğlu'nun koğuşuna girdiği de yer alıyor; yıkadığı kahve bardağının Kaşif Kozinoğlu’na ait olduğu iddiaları da mercek altına alındı."ŞÜPHELİ SIFATIYLA BURADA OLMAKTAN HİCAP DUYDUM"Hasan Atilla Uğur, Silivri Adliyesi'ndeki işlemleri tamamlandıktan sonra gazetecilere açıklama yapmış, "Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük kahramanlardan olan, benim de koğuş arkadaşım ve silah arkadaşım, birlikte terörle mücadeleyi de üsteğmen rütbesiyle birlikte yapmış olduğumuz Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmesi neticesinde, tekrar soruşturma başlatılması üzerine buraya geldim." demişti. Uğur, bu soruşturmanın en ciddi şekilde neticelenmesini gönülden arzu ettiğini vurgulamıştı. “Bu konuda da kitaplar yazan, televizyon programlarında söyleyen bir emekli Türk subayıyım. Bu soruşturmanın açılmasını çok değerli ve önemli buluyorum.” diye konuşan Uğur, şöyle devam etmişti: “Elbette ki bu soruşturmada şüpheli sıfatıyla burada olmak beni hicap duymama sebep oldu. Bundan dolayı üzüntü içerisindeyim ama çok yakın bir gelecekte gerçeğin anlaşılacağı ve özellikle Fethullahçı yapılanmanın o dönemde de, bu dönemde de hala bir takım faaliyetler içerisinde olduğunu belirlenmesi açısından bu soruşturmanın neticesinin ortaya çıkmasını çok değerli buluyorum.”KOĞUŞ ARKADAŞI DİLEKÇE YAZIP KOZİNOĞLU'NUN YAŞAMINI YİTİRDİĞİ GÜNÜ ANLATMIŞTIO dönem Ergenekon davasında tutuklu bulunan emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, koğuş arkadaşı Kozinoğlu'nun öldüğü günü duruşmaya dilekçe yollayarak anlatmıştı. Bir diğer koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur'un sağlık durumuna ilişkin de bilgiler veren Yıldırım, şunları paylaşmıştı: "Kaşif Kozinoğlu, geçen hafta hasta olan Atilla Uğur için sabah saat 06.30'a kadar koğuşta nöbet tuttu. Atilla'yı kalp krizinden kaybedebiliriz diye düşünüyorduk. Kaşif, o gün 15.45'te uyandı. Avluda beraber 16.15'ten itibaren yürüdük. Ben 30 dakika, Kozinoğlu ise 60 dakika yürüdü. Sonra koğuştaki odasına çıkıp 45 dakika kadar spor yaptı. Ben bu sporu bana göre ağır spor olarak değerlendirdim ancak bu şekilde yürüyüş ve sporu düzenli olarak yapmaktaydı. Kozinoğlu, ağrısı olunca saat 18.15'te Atilla'nın odasına gelerek yardım istedi. Kaşif'in odasına geçildi. Göğsünde şiddetli ağrı vardı. Tansiyonu 12.7/20.5 olarak ölçüldü ve 18.17'de acil butonuna basıldı. Dil altı hapı verildi. 18.35 civarı görevlilerin getirdiği sedyeye binmek istemedi ve hatta 19 basamaklı merdiveni kendi inmek istedi. Fakat görevli memurlarca, sedyeyle merdivenlerden indirilerek bilinci açık ve konuşur durumda koğuştan ayrıldı. Daha sonra öğrendiğimize göre, mahkum kabul kısmında bilinci açık, nabız atar ve konuşur durumda bekledi. 112 acil, yaklaşık 18.50'de geldi ve ambulansla Silivri Devlet Hastanesi'ne götürüldü ancak ambulansta olması gereken doktor yoktu. Teknisyenler müdahale etmişler. TEM yolunda giderken başka bir ambulans ile temas edilip TEM çıkışına gelen diğer ambulans doktoru ile birleşerek Silivri Devlet Hastanesi'ne varıldığı zaman 19.15'te vefat etmişti." Yıldırım, dilekçesinde, “Kozinoğlu'nun ilk ağrısının gelmesinden bir saat sonra hastaneye ulaştırıldığını” da iddia etmişti.SORUŞTURMA HAKKINDA BİLİNENLERKaşif Kozinoğlu eski bordo bereli subay ve MİT mensubuydu. Bosna-Hersek, Afganistan'da uzun süreli görev yapan Kozinoğlu, Afganistan’dan Türkiye'ye dönünce 2011'de tutuklandı. Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de cezaevinde spor sonrası kalp krizi geçirerek hayatını kaybederken mahkemeye çıkmasına 13 gün olduğu dikkat çekmişti. Kozinoğlu ailesi, "Sporcuydu, ölümü normal değil, araştırılsın." diyerek itiraz etti ancak açılan soruşturma bir yıl sonra kapandı. İddiaya göre, Kozinoğlu kalp krizi geçirdiği sırada yardım istiyor ancak gardiyan Ferhat Veysi Gül bu sesin duyulmasını engellemek için radyonun sesini açıyor. Daha sonra Gül'ün FETÖ üyesi olduğu ve 15 Temmuz'dan sonra yurt dışına kaçtığı ortaya çıkıyor. Bu iddialar ve eski soruşturmaların gündeme gelmesi üzerine dosya yeniden açıldı. FETÖ ile ilgili çok önemli bilgilere sahip olan Kozinoğlu'nun zehirlenmiş olabileceği öne sürülüyor.KOZİNOĞLU SORUŞTURMASINDA KİMLER TUTUKLU?Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin ilk operasyon 7 Eylül Pazartesi günü yapılmıştı ve cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. İlk operasyonda gözaltına alınan 10 şüpheliden o dönemde jandarma er olarak görev yapan şüpheli tutuklandı. 7 şüpheli hakkında da adli kontrol kararı verilmişti. İkinci dalga operasyon ise 10 Eylül Perşembe günü gerçekleştirildi. Operasyonda biri kameraman, biri muhabir ve sağlık çalışanlarının da aralarında olduğu 9 şüpheli gözaltına alınmıştı. Mahkeme aralarında gazeteci Selahattin Günday'ın da bulunduğu üç kişiyi tutuklamıştı. Üçüncü dalga operasyonda ise eski savcılar Ali İşgören ile Necip Doğan hakkında tutuklama kararı çıkmıştı.