Memur-Sen Nevşehir Şube Başkanı ve Eğitim-Bir-Sen Nevşehir 1 No’lu Şube Başkanı Harun Öcal, Ağustos ayı enflasyon verilerinin ardından kamu görevlileri ve emeklilerin alım gücündeki kayıplara dikkat çekerek, “Kayıpların zamana yayılması yerine, alım gücündeki erimeyi telafi edecek seyyanen zamla gerçek bir iyileştirme zaman kaybetmeden hayata geçirilmelidir” dedi.Memur-Sen Nevşehir Şube Başkanı Harun Öcal, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Ağustos ayı enflasyon rakamları üzerinden kamu çalışanları ve emeklilerin ekonomik durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.TÜİK tarafından Ağustos ayı enflasyonunun yüzde 1,84, yıllık enflasyonun ise yüzde 31,51 olarak açıklandığını belirten Öcal, kamu görevlileri için Hakem Kurulu kararıyla belirlenen yüzde 7’lik zam oranının önemli bir bölümünün enflasyon karşısında eridiğini ifade etti.“Sıkı Hayat Şartları Sabit Gelirliyi Baskılıyor”Uzun süredir uygulanan sıkılaşma politikaları ve enflasyonu baskılamaya yönelik araçların, sabit gelirli vatandaşların üzerindeki ekonomik yükü yeterince hafifletmediğini savunan Öcal, memur ve emeklilerin geçim şartlarının giderek zorlaştığını dile getirdi.Öcal, geçtiğimiz günlerde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan III. Enflasyon Raporu’nun da dikkate alınması gerektiğini belirterek, ekonomik tablo ile vatandaşların sahadaki gerçekliği arasındaki farkın giderek belirginleştiğini söyledi.“Maaşlar da Güncellenmeli”2025 yılında Merkez Bankası tarafından 2026 yılı için yüzde 16 olarak öngörülen enflasyon beklentisinin, 2026 yılında yüzde 28'e revize edilmesinin kamu çalışanlarının ücretlerinde yaşanan reel kayıpların önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade eden Öcal, şöyle konuştu:“Enflasyon beklentisi artan enflasyona göre güncelleniyorsa maaş ve ücretlerde güncellenmeli, kayıplar ivedi telafi edilmelidir.”“Gerçek Enflasyon Daha Yüksek Hissediliyor”Gıda, kira, emtia ve zorunlu harcamaların vatandaşların bütçesinde oluşturduğu yükün, açıklanan enflasyon oranlarından daha ağır hissedildiğini belirten Öcal, özellikle sabit gelirli memur ve emeklilerin alım gücünün ciddi şekilde azaldığını savundu. Öcal, gelirlerin önemli bir bölümünün kira giderlerine ayrıldığı, kalan gelirin ise temel ve zorunlu ihtiyaçlara ancak yettiği bir ekonomik ortamda kamu çalışanları ve emeklilerin geleceğe ilişkin beklentilerinin olumlu seyretmesinin zor olduğunu ifade etti.“Salt Enflasyon Farkıyla Kapatılamaz”Toplu sözleşme sürecine de değinen Harun Öcal, mutabakatsızlıkla sonuçlanan ve Hakem Kurulu kararıyla belirlenen zam oranlarının kamu görevlileri açısından önemli bir ekonomik kayıp oluşturduğunu belirtti.Öcal, söz konusu kayıpların yalnızca enflasyon farkıyla telafi edilmesinin yeterli olmayacağını ifade ederek, “Kamu İşveren Heyeti ve Hakem Kurulu’nun ‘doğru tahmin, adil tazmin’ fırsatını değerlendirmekten imtina ettiği ve mutabakatsızlıkla sonuçlanan toplu sözleşme sürecinin kamu görevlilerine çıkardığı ağır fatura, salt enflasyon farkıyla kapatılabilecek bir kayıp değildir” dedi.“Seyyanen Zam Zaman Kaybetmeden Hayata Geçirilmeli”Memur ve emeklilerin alım gücündeki kayıpların giderilmesi için seyyanen zam çağrısını yineleyen Öcal, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:“Kayıpların zamana yayılması yerine, alım gücündeki erimeyi telafi edecek seyyanen zamla gerçek bir iyileştirme zaman kaybetmeden hayata geçirilmelidir. Toplu sözleşme masasında ve Hakem Kurulu’nda memurun ve emeklinin sesine kapatılan kulaklar artık açılmalı, yanlışta ısrardan vazgeçilmelidir.”Harun Öcal’ın açıklaması, memur ve emeklilerin artan yaşam maliyetleri karşısında alım güçlerinin korunması ve geçmiş dönemde oluşan kayıpların telafi edilmesi yönündeki talepleri bir kez daha gündeme taşıdı.