Bahçeli: Birleşmiş Milletler'in mevcut yapısı sürdürülemez

Wait 5 sec.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Birleşmiş Milletler'in (BM) mevcut yapısının sürdürülemez olduğunu söyledi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD'de Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu temasları ve Bloomberg için kaleme aldığı makale ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Bahçeli, uluslararası sistemin mevcut yapısının iflas ettiğini belirterek "Dünya 5’ten büyüktür" çağrısının ve Güvenlik Konseyi'nde reform yapılmasının ertelenemez bir zorunluluk olduğunu vurguladı. MHP lideri Bahçeli "81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sessiz milyonların sesi olan, hakkın ve haklının yanında duran; açık, güçlü ve etkileyici mesajlarıyla Türk milletinin haklı duruşunu ve iradesini bütün dünyaya duyuran Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkürlerimi ifade ediyorum." dedi. Bahçeli mesajında şu ifadelere yer verdi: "81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sessiz milyonların sesi olan, hakkın ve haklının yanında duran; açık, güçlü ve etkileyici mesajlarıyla Türk milletinin haklı duruşunu ve iradesini bütün dünyaya duyuran Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkürlerimi ifade ediyorum. Uluslararası sistemin mevcut yapısı, dünyada yaşanan savaşlar, krizler, insani dramlar ve adaletsizlikler karşısında her geçen gün daha fazla sorgulanır hâle gelmiştir. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere küresel karar alma mekanizmalarının, dünyanın değişen siyasi, ekonomik ve jeopolitik gerçeklerini yeterince yansıtamadığı açıktır. Özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısı ve daimî üyelerin sahip olduğu veto imtiyazı, adil, etkin ve kapsayıcı bir uluslararası düzenin önündeki temel sorunlardan biri olarak karşımızda durmaktadır. Bu çerçevede Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sıklıkla ortaya koyduğu 'Dünya 5’ten büyüktür' yaklaşımı, yalnızca Türkiye’nin değil, daha adil, temsil gücü yüksek ve hakkaniyete dayalı bir dünya düzeni arayışının güçlü bir ifadesidir. “BM'NİN MEVCUT YAPISI SÜRDÜRÜLEMEZ" Sözde kurallara dayalı uluslararası sistemin itibar ve inandırıcılığının kalmadığını uzun zamandır dile getiriyoruz. İkinci Dünya Savaşı’nı müteakip galip ülkelerin, değer ve kurumlarının referansıyla şekillendirilen mevcut uluslararası sistem geldiğimiz aşamada kendi kuruluş değerleriyle de bağdaşmayan bir hal almıştır. Haklının güçsüz, güçlünün haklı olduğu adaletsiz bir yapının sürdürülebilir olması da mümkün değildir. Nitekim 81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısının yapıldığı 21’inci yüzyılın ikinci çeyreğinde hala işgaller, haksız saldırılar, devletlerin egemenlik haklarının ihlali gibi uluslararası hukuka aykırı eylemler dünya huzurunu baltalamakta, barış ve güvenliği tehdit etmektedir. “CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN BM'DE HAKSIZLIKLARA DEĞİNDİ” Böyle bir ortamda Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, 22 Eylül'de BM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada hem bölgesel ve küresel düzeyde yaşanan haksızlıklara, hem de BM’nin yenilenme ihtiyacına değinerek Güvenlik Konseyinin reforme edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu kapsamda 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti'nin vücut bulacağı günleri göreceğimize işaret etmiş ayrıca Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi ve maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyonun artık son bulması gerektiğini vurgulayarak Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet etmiştir. Cumhurbaşkanımızın Bloomberg için yazdığı makalede de son yıllarda dünyanın karşı karşıya olduğu krizlerin çözümünü birkaç başkentin iradesine bırakmanın bugünün gerçekleriyle bağdaşmadığını, küresel karar alma mekanizmalarının bugünün şartlarına uyum sağlamasının artık ertelenemez olduğuna dikkat çekmiştir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışının zorunluluk arz ettiğini, bunun yolunun da temsili genişletmenin yanında, liderlik sorumluluğunu adil biçimde paylaşmaktan geçtiğini, farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini küresel ve bölgesel meselelerin çözümüne dâhil etmek mecburiyetinde olduğumuzu, 'Dünya 5'ten büyüktür' çağrısının bu yönüyle daha geniş bir sorumluluk anlayışına davet olduğunu, reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmenin zorunlu bulunduğunu ve bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının kaldırılmasının yer aldığını belirtmiştir."