İçişleri Bakanı Çiftçi: Terörsüz Türkiye hedefi güvenlikten taviz anlamına gelmez

Wait 5 sec.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, terörsüz Türkiye hedefinin güvenlikten taviz anlamına gelmediğini belirtip "Kamu düzeni ve güvenliğimize tehdit oluşturacak hiçbir duruma ve sınamaya izin veremeyiz." dedi.İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Erzurum'da Hizmet İçi Eğitim Merkezi'nde düzenlenen "Kaymakamlara Yönelik Hizmet İçi Eğitim Semineri"ne katıldı. Bakan Çiftçi burada yaptığı konuşmada, 40 yılı aşkın süredir mücadele edilen bölücü terör örgütü ve uzantılarının, ülkenin aydınlık geleceğine gölge olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti: "Ancak devletin yurt içinde ve yurt dışında yürüttüğü kararlı mücadele neticesinde terör örgütü bitme noktasına getirilmiştir. Muhterem Cumhurbaşkanımız Erdoğan liderliğinde başlatılan terörsüz Türkiye süreci, bu meselenin ülkemizin gündeminden tamamıyla çıkarılması bakımından tarihi bir nitelik taşımaktadır. Terörsüz Türkiye vizyonu milletimizin huzurunu ve güvenliğini önceleyerek, büyük ve güçlü Türkiye ideali doğrultusunda atılan bir adım, kerim devlet aklının stratejik yaklaşımıdır. Atılan her adım binlerce yıllık devlet aklıyla atılmaktadır. Ancak altını çizerek ifade ediyoruz, terörsüz Türkiye hedefi güvenlikten taviz anlamına gelmez. Kamu düzeni ve güvenliğimize tehdit oluşturacak hiçbir duruma ve sınamaya izin veremeyiz. Bu noktadan hareketle mülki idare amirlerimiz bu politika doğrultusunda huzuru ve güvenliği daha da güçlü kılma adına her zamankinden daha fazla çalışmak ve gayret göstermek durumundadır." Toplantıdaki ikinci önemli başlığın radikalleşme ile mücadele olduğunu aktaran Çiftçi, "Bir sürecin ve sebepler zincirinin nihai sonucu olan radikalleşme bir anda ortaya çıkan bir durum değildir. Aile içinde yaşanan sorunlarla başlayan ve dışlanma hissi, aidiyet arayışı, sosyal yalnızlık, ekonomik kırılganlık, dezenformasyon gibi unsurların etkisiyle aşamalı biçimde gelişen bu sorunun üzerinde hassasiyetle durmamız gerekmektedir. " dedi. Bakan Çiftçi, uyuşturucu ve organize suçlarla mücadelenin, yeni güvenlik paradigmalarının en önemli alanlarından biri olduğuna dikkat çekerek, uyuşturucu ticareti ve organize suç faaliyetlerinin, insanı, aileyi, toplumsal düzeni, kamu güvenliğini ve devlet otoritesini hedef alan çağın vebası olduğunu belirtti. "YENİ GÜVENLİK ANLAYIŞIMIZ, OLAY OLDUKTAN SONRA MÜDAHALE EDEN DEĞİL, RİSKİ ÖNCEDEN GÖREN" Yeni nesil organize suç örgütlerinin teknolojik imkanlardan faydalanan, uluslararası bağlantılar kuran, farklı suç alanlarında faaliyet gösterebilen hibrit yapılara dönüştüğünü ve uyuşturucu gelirleri, kara para aklama, silah kaçakçılığı, düzensiz göç, dijital suçlar ve terör finansmanı gibi alanları da besleyebildiğini kaydeden Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü: "Göz aydınlığı çocuklarımız ve gençlerimiz ise bu tehdidin en hassas hedef kitlesidir. Dijital platformlar, çevrim içi oyun ağları ve sosyal medya üzerinden oluşan manipülasyon alanları, suç örgütlerinin etki alanına girmeleri bakımından ciddi riskler doğurmaktadır. Bu nedenle mücadelemizi operasyonel boyutta sürdürürken, aynı zamanda önleyici güvenlik anlayışıyla hareket etmek durumundayız. Yeni güvenlik anlayışımız, olay olduktan sonra müdahale eden değil, riski önceden gören, suçu oluşmadan engelleyen, veriyi analiz eden ve sahadaki koordinasyonu güçlendiren bir yaklaşıma dayanmaktadır. Mülki idare amirlerimizden beklentimiz, yerel düzeyde risk alanlarını doğru analiz etmeleri, kurumlar arası koordinasyonu sağlamaları, aile, eğitim, sosyal hizmet ve güvenlik birimlerini aynı masa etrafında buluşturmalarıdır. Uyuşturucu sebebiyle kaybedecek tek insanımıza dahi tahammülümüz yoktur." SAHİPSİZ SOKAK HAYVANLARI AÇIKLAMASI Bakan Çiftçi, sahipsiz sokak hayvanları konusunun, kamu düzeni, halk sağlığı ve toplumsal huzur bakımından büyük bir önem arz ettiğini, sokaklardaki sahipsiz hayvanların kontrolsüz şekilde çoğalması meselesinin insan hayatı başta olmak üzere trafik kazaları, bulaşıcı hastalık, doğal dengeyi bozma, kamusal alanda huzursuzluk ve güvensizlik gibi birçok soruna kaynaklık teşkil ettiğini dile getirdi. Çiftçi şöyle devam etti: “Şehirlerimizde büyük bir sorun yumağı haline gelen bu meselede hamdolsun büyük bir yol alınmıştır. Kim ne derse desin, biz merhamet, huzur ve güvenlik arasında bir denge inşa ederek bu meseleyi ülkemizin gündeminden çıkaracağız inşallah. Biz yaralı bir kuş için vakıf kurmuş merhamet medeniyetinin mensuplarıyız. Yaratılan her canlının bir vazifesi ve o vazife etrafında bir doğal dengenin olduğunun idrakinden hareketle Allah'ın dilsiz kullarından da mükellefiz, sorumluyuz. Bu sorumluluk bilincinden hareketle bakanlığımızca bu alanda önemli bir çalışma ve seferberlik başlatılmış; sahipsiz sokak hayvanlarının toplanmasından aşılama ve kısırlaştırılmasına, hayvan bakımevlerinin kapasitesinin artırılmasından yerel yönetimlerle koordinasyona kadar birçok çalışma yürütülmektedir. Ancak bu sorun tamamen ortadan kalkmış değildir. Bu alandaki çalışmaların devamlılık içinde yürütülmesi ve bundan sonraki süreçte de mülki idare amirlerimizin konuyu yakından takip etmesi, belediye ve ilgili kurumlarımızı harekete geçirmesi önem arz etmektedir.” KADINA YÖNELİK ŞİDDET Mustafa Çiftçi, kadına yönelik şiddetle mücadelenin, devlet-vatandaş ilişkisinin sahadaki en önemli güven testlerinden biri olduğunu da ifade etti. Kadına yönelik şiddetin, aile kurumuna, toplumsal huzura ve milletin geleceğine yönelen ciddi bir tehdit olduğunu vurgulayan Çiftçi, şunları paylaştı: “Bizim inanç dünyamızda kadın Allah'ın emanetidir. Bizim medeniyet tasavvurumuzda kadın, ailenin, toplumun ve hayatın merkezindedir. Ve dahi kurucusudur. 6284 sayılı Kanun, kadınların korunması ve şiddetin önlenmesi bakımından hayati bir hukuki araçtır. Bu kanunun etkinliğini sahada tahkim etmek ve güçlü kılmak noktasında mülki idare amirlerimizin takibi ve yaklaşımı hayati bir kıymet taşıyor. Bildiğiniz üzere; Mülki amirlerimiz, ihbar veya şikayet üzerine koruyucu tedbirlere karar verebilmekte ve gerekli hallerde bu tedbirlerin süratle uygulanmasını sağlayabilmektedir. Bu yetkinin zamanında ve etkin kullanılması, birçok olumsuz olayın önlenmesi bakımından büyük ehemmiyet taşımaktadır. Kadına Destek Uygulaması (KADES) yalnızca teknolojik bir uygulama değildir, buraya gelen her ihbar, muhtemel bir şiddet olayının önlenmesi için devlete uzanan bir yardım çağrısıdır.”