Rusya’nın Sibirya bölgesindeki İrkutsk şehrinde meydana gelen ve akciğer vebası şüphesi taşıyan ölüm olayı, hem bölgede hem de uluslararası kamuoyunda geniş çaplı endişe yarattı.Peki süreç tam olarak nasıl yaşandı? İlk ne zaman başladı ve uzmanlar bu konuda neler söylüyor?Olayların kronolojik geçmişi25 Eylül 2026 - deney tüpü kırıldıLaboratuvar teknisyeni Darya Shipilova, İrkutsk Anti-Veba Araştırma Enstitüsü'nde canlı biyolojik materyallerle çalıştığı sırada Yersinia pestis (veba bakterisi) içeren bir test tüpünü kazara kırdı.27-29 Eylül 2026 - semptomlar şiddetlendiShipilova’nın sağlık durumu hızla kötüleşti. Yüksek ateş ve ağır solunum güçlüğü şikayetleriyle Shelekhov Bölge Hastanesi'ne kaldırılan teknisyene ilk etapta COVID-19 teşhisi konuldu ve pandemi servisine alındı.1-2 Ekim 2026 - teknisyen yaşamını yitirdiSolunum yetmezliği gelişen ve yapay solunum cihazına bağlanan Shipilova, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Sağlık çalışanları akciğer vebası şüphesi üzerinde durmaya başladı.3-5 Ekim 2026 - karantina ve izolasyon dalgasıYetkililer Shelekhov'daki bazı tıbbi tesisleri karantinaya aldı. Shipilova ile temas eden sağlık personeli dahil yaklaşık 200 kişi gözetim altına alındı. Uluslararası kurumlardan şeffaflık çağrıları yapılmaya başlandı.Resmî makamların açıklamaları ve örtbas iddialarıOlayın patlak vermesinin ardından Rus yetkililerin benimsediği tutum, bilgilerin gizlenmeye çalışıldığı yönündeki iddiaları gündeme getirdi.Rusya Tüketici Hakları ve İnsan Refahını Koruma Kurumu (Rospotrebnadzor), Shipilova’nın ölüm nedenini "kaynağı belirlenemeyen zatürre" olarak açıklarken, bölgedeki epidemiyolojik durumun kontrol altında ve "stabil" olduğunu savundu. İrkutsk Valisi Igor Kobzev ise hastalığın adını doğrudan anmaktan kaçınarak durum için "tehlikeli bir enfeksiyon" tanımını kullandı ve gözetim altındaki personelin testlerinin şimdilik negatif çıktığını bildirdi.Buna karşın yerel yönetimlerin ve basın organlarının çelişkili adımları dikkat çekti:Komşu bölge Buryatya’nın Valisi Alexey Tsydenov, ilk demecinde olayı veba ile ilişkilendirmesine rağmen kısa süre sonra açıklamasını "muhtemelen" kelimesini ekleyerek güncelledi.Shelekhov kent yönetimi tarafından vatandaşlara yapılan "şehre seyahat edilmemesi" yönündeki uyarı mesajları, paylaşıldıktan birkaç saat sonra sosyal mecralardan silindi.Bağımsız Rus haber kaynakları ve bazı Telegram analiz kanalları, sürecin şeffaflıktan uzak yürütülmesini 2019'daki Wuhan sürecine benzeterek yetkilileri bilgi karartmakla suçladı.Uzmanlar ne diyor? "Tüp kırılması" açıklaması inandırıcı mı?Yaşanan krizin ardından uluslararası ve yerel viroloji ve epidemiyoloji uzmanlarından farklı değerlendirmeler geldi.East Anglia Üniversitesi'nden Tıp Profesörü Paul Hunter, vebanın en tehlikeli formu olan akciğer vebasının solunum damlacıkları yoluyla bulaştığına dikkat çekerek şu ifadede bulundu:"Laboratuvar ortamında kazanılan enfeksiyonlar imkânsız değildir ve genellikle patojenin solunması sonucu gelişir. Eğer iddialar doğruysa, bir laboratuvar çalışanının akciğer vebasına yakalanması bu bulaş mekanizmasıyla tamamen örtüşmektedir."Kıdemli Rus Epidemiyolog Dr. Mikhail Favorov ise kamuoyuna sunulan "kırılan deney tüpü" anlatısına şüpheyle yaklaşıyor. Favorov, bu tür seviyedeki anti-veba enstitülerinde personelin yüksek korumalı özel biyo-tehlike tulumlarıyla çalıştığını vurguluyor:"Tam korumalı tulum giyen bir personelin tüp kırılması sonucu enfekte olma olasılığı son derece düşüktür. Yetkililerin sunduğu kaza senaryosu kamuoyunu yatıştırmaya yönelik basitleştirilmiş bir anlatı olabilir, gerçekte ne yaşandığını tam olarak hiçbir zaman öğrenemeyebiliriz."Eski Beyaz Saray COVID-19 Yanıt Koordinatörü Dr. Ashish K. Jha, sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede 200 kişinin izolasyona alınmasının durumun ciddiyetini gösterdiğini belirterek, Rusya’nın uluslararası kamuoyuna acil ve net yanıtlar vermesi gerektiğini ifade etti. ABD Dışişleri Bakanlığı ve CDC yetkilileri de vakayı yakından takip ettiklerini duyurdu.Olayın yaşandığı tesisin gizemli geçmişi1934 yılında Sovyetler Birliği döneminde kurulan İrkutsk Sibirya ve Uzak Doğu Anti-Veba Araştırma Enstitüsü, bölgedeki en sıkı korunan devlet kurumlarından biri.Tesisin temel kuruluş amacı veba, kolera, şarbon, tularemi ve brucellosis gibi yüksek riskli salgın hastalıkları araştırmak ve kontrol altında tutmak ancak uzman değerlendirmelerine göre enstitü, 2001 yılından bu yana Sibirya ve Uzak Doğu bölgelerindeki potansiyel "biyolojik terörizm" tehditlerini ve şüpheli epidemiyolojik olayları izleme işlevini de yürütüyor. Kurumdaki çalışmaların büyük bir kısmı uluslararası denetimlere kapalı olarak sürdürülüyor.En son olarak ise bölgedeki tıbbi karantina ve gözetim prosedürlerinin en az üç hafta boyunca devam edeceği bildirilmiş durumda.