2008'de Dünya'ya Düşen Gök Taşı, Güneş Sisteminin Gizemini Çözdü

Wait 5 sec.

Güneş henüz tam olarak şekillenmeden çok önce, minik kaya parçacıkları erken Güneş sistemindeki manyetik kuvvetleri kaydetmeye başlamıştı bile. Bilim insanları ise 4,5 milyar yıldan daha uzun bir süre sonra bu kadim kayıtları nasıl okuyacaklarını keşfetti.Meteoritler üzerinde yapılan yeni bir inceleme, Güneş sistemimizin ve belki de evrendeki diğer birçok gezegen sisteminin oluşumunda yerçekiminin tek başına hareket etmediğini, manyetizmanın da bu süreçte kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.Manyetik alan genç Güneş'i beslemiş olabilirGüneş ve gezegenleri ortaya çıkaran çalkantılı gaz ve toz bulutunun güçlü bir manyetik alanla kaplı olduğu anlaşıldı. Purdue Üniversitesi'nden gezegen bilimci Cauê Borlina, Dünya'ya 2008 yılında düşen bir gök taşındaki demir içeren minik mineral kalıntılarını incelediklerini belirtti. Güneş'ten ve gezegenlerden daha önce katılaşan bu yapılar, Güneş sisteminin en erken aşamalarında Dünya’nın bugünkü manyetik alanından birkaç kat daha güçlü bir manyetik alanın varlığını doğruladı.Simülasyonlar, güçlü manyetik alanların genç yıldızlara doğru daha fazla gaz taşıdığını gösteriyor. Güneş'in ilk oluşum evresinde her yıl 300 Dünya kütlesinden fazla gaz yuttuğu tahmin ediliyor ve yeni ölçülen manyetik alanın bu beslenme sürecine önemli ölçüde katkı sağlayacak güçte olduğu belirtiliyor. Araştırmacılar, evrendeki sistemlerin oluşumunda manyetizmanın etkisinin göz ardı edilemeyeceğini vurgularken, bulguların kesinleşmesi için daha fazla gök taşı örneğinin incelenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.