Araştırmalar kafaları karıştırdı. Çok su içmek gereksiz olabilir

Wait 5 sec.

Sosyal medyada ve günlük yaşamda dev su mataralarıyla dolaşmak bir akıma dönüşürken, uzmanlar günlük sıvı ihtiyacının sanılandan daha az olabileceğini belirtiyor.Yükselen sıcaklıklar ve dev su mataralarının popülerlik kazanmasıyla birlikte, günlük su tüketimi konusu kamuoyunda daha sık tartışılıyor. Ancak uzmanlar, bireylerin günlük sıvı ihtiyacının sanılandan daha az olabileceğini ve bu miktarın kişisel özelliklere göre değişiklik gösterdiğini vurguluyor. Vücut ağırlığının yüzde 60'ından fazlasını oluşturan su, tüm hayati fonksiyonlar için temel bir gereksinim niteliğinde. Yetersiz sıvı alımı, önlenebilir hastaneye yatışların başlıca nedenlerinden biri olan dehidrasyona yol açabiliyor. Wall Street Journal (WSJ) gazetesine konuşan Arizona Eyalet Üniversitesi Hidrasyon Bilimi Laboratuvarı'nın kurucu direktörü Stavros Kavouras, hidrasyon alanında yeterince kaliteli araştırma bulunmadığına dikkat çekerek, "Su, unutulmuş bir besin öğesidir. Kalori içermediği için üzerine konuşulmuyor" değerlendirmesinde bulunuyor.UZMANLAR NE TAVSİYE EDİYOR?En sık referans verilen kılavuzlardan biri olan Ulusal Tıp Akademisi (NAM) verileri, erkekler için günde toplam 3,7 litre, kadınlar için ise 2,7 litre sıvı alımını öneriyor. Fakat bu tavsiye yalnızca doğrudan içilen suyu değil, toplam sıvı miktarını kapsıyor. Araştırmalar, günlük sıvı alımının yaklaşık yüzde 20'sinin doğrudan tüketilen gıdalardan sağlandığını gösteriyor. Kavouras, gıdalardan gelen miktar düşüldüğünde kadınlar için geriye yaklaşık iki litre, erkekler için ise üç litre içecek kaldığını belirtiyor. ABD'deki ortalama bir porsiyon baz alındığında bu miktar kadınlarda günde 4 ila 6, erkeklerde ise 6 ila 8 bardağa denk geliyor. Sıvı ihtiyacı cinsiyet, vücut yapısı, fiziksel aktivite düzeyi ve çevre koşullarına göre büyük farklılıklar gösteriyor. Washington'daki Georgetown Üniversitesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bölüm Başkanı Dr. Joseph G. Verbalis, WSJ'ye verdiği demeçte, maraton antrenmanı yapan birinin hareketsiz bir bireye kıyasla çok daha fazla sıvıya ihtiyaç duyacağını belirterek, "Bu miktar bireyin ağırlığına, terleme oranına ve ortam sıcaklığına bağlı olarak belirgin şekilde değişir" diyor.Önerilen miktarın altında sıvı tüketmek sağlık üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor. Kavouras'ın laboratuvarı tarafından yürütülen çalışmalar, akut dehidrasyon belirtileri (bayılma veya kafa karışıklığı gibi) göstermeyen ancak kronik olarak yetersiz sıvı tüketen bireylerde Tip 2 diyabet, kalp hastalıkları ve demans riskinin daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Connecticut'taki Hartford Üniversitesi Hidrasyon Sağlığı Merkezi Direktörü Colleen Muñoz da kronik düşük su tüketiminin tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, böbrek taşları ve bazı böbrek hastalıkları riskini artırdığını kaydediyor.KAVHE, ÇAY VE DİĞER İÇECEKLER HİDRASYONA DAHİL Mİ? Uzmanlar, günlük sıvı ihtiyacının neredeyse her türlü içecekten karşılanabileceğini ifade ediyor. Sade kahvenin yüzde 99'unun sudan oluştuğuna dikkat çeken Tufts Medicine MelroseWakefield Hastanesi Klinik Beslenme Müdürü Juli MacKenna, "Kahvenin idrar söktürücü olduğu ve vücudu susuz bıraktığı yönünde bir efsane var, ancak bu doğru değil. İdrara çıkmayı biraz artırabilir fakat kahve de sıvı alımına sayılır" ifadelerini kullanıyor. Buna karşın alkolün idrar söktürücü özelliği nedeniyle vücuttan su atılmasına yol açtığı teyit ediliyor. Süt, meyve suyu ve maden suyu da sıvı gereksinimini karşılıyor. Kavouras, "Maden suyu da sudur; tüketmenizde bir sakınca yoktur" diyor. Ancak uzmanlar gereksiz kalori ve şeker alımını önlemek amacıyla ana kaynağın su olmasını öneriyor.VÜCUDUN VERDİĞİ İŞARETLERYeterli sıvı alınıp alınmadığını anlamanın en basit yolu idrar rengi ve tuvalete çıkma sıklığı olarak gösteriliyor. Koyu sarı idrar yetersiz sıvı alımına, tamamen şeffaf idrar ise aşırı sıvı tüketimine işaret ediyor. Muñoz, hedefin açık sarı renk olması gerektiğini, yetersiz sıvı alımının baş ağrısı, yorgunluk ve kafa karışıklığı gibi belirtiler de verebileceğini vurguluyor. Nadir görülmekle birlikte aşırı su tüketimi de risk taşıyor. Özellikle dayanıklılık sporcularında aşırı sıvı alımına bağlı olarak kandaki sodyum seviyesinin tehlikeli derecede düşmesi sonucu hiponatremi adı verilen hayati risk oluşabiliyor. Konjestif kalp yetmezliği ile böbrek ve karaciğer yetmezliği gibi durumlarda hastaların sıvı alımını kısıtlaması gerekirken, böbrek taşı riski taşıyanlara tam tersine daha fazla su tüketmesi tavsiye ediliyor. Buffalo Üniversitesi'nde susuzluk mekanizmasını araştıran biyolojik bilimler profesörü Derek Daniels, böbreklerin su dengesini korumada son derece yetkin olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, yaşlılık veya bazı ilaçların susuzluk hissini azaltabileceği uyarısında bulunmakla birlikte, genel kural olarak yemeklerle birlikte ve susadıkça su içmenin çoğu birey için yeterli hidrasyon sağladığını belirtiyor.