Kızılırmak’ın kıyısında kurulan Sulusaray, eski adıyla Salursaray, Oğuzların Salur boyuna uzanan geçmişi, kayadan oyma eski yerleşimleri, tarımsal üretim alanları ve köklü belediye tarihiyle Nevşehir’in dikkat çeken yerleşimlerinden biri olarak öne çıkıyor.Nevşehir’in merkez ilçesine bağlı Sulusaray Kasabası, sahip olduğu doğal, kültürel ve tarihi özellikleriyle bölgenin önemli yerleşimlerinden biri olma özelliğini taşıyor.Kızılırmak’ın kenarında kurulan kasabanın eski adının Salursaray olduğu ve bu ismin Oğuzların Salur boyundan geldiği ifade ediliyor. Tarihi geçmişi oldukça eski dönemlere uzanan Sulusaray, günümüzde de sahip olduğu tarım arazileri, üzüm bağları, meyve ağaçları ve doğal yapısıyla dikkat çekiyor.KIZILIRMAK KIYISINDA KURULAN TARİHİ YERLEŞİMSulusaray, Nevşehir il merkezine yakın konumu ve Kızılırmak kıyısında yer almasıyla bölgenin önemli yerleşimlerinden biri olarak öne çıkıyor.Yaklaşık 6 milyon 24 bin metrekare yüzölçümüne sahip olan kasabanın arazisi genel olarak engebeli bir yapıya sahip. Bu alanın yaklaşık yüzde 40’lık bölümünün ekilebilir nitelikte olduğu belirtiliyor.Eski yerleşim alanlarının önemli bölümünde tüf kayalara oyulmuş yapılar bulunurken, kasabanın son yıllarda kuzeybatı, güneybatı ve batı yönlerinde gelişerek genişlediği ifade ediliyor.Nevşehir’in Kabak Çekirdeği ve Üzüm Diyarı: SulusarayVerimli topraklarıyla öne çıkan Sulusaray’da kabak çekirdeği ve üzüm, kasabanın tarımsal ve ekonomik hayatında önemli bir yere sahip.TARIM VE DOĞAL DOKUYLA İÇ İÇEKarasal iklimin hâkim olduğu Sulusaray’da yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve kar yağışlı geçiyor.Kasabanın doğal bitki örtüsünde selvi, kavak ve söğüt ağaçları özellikle dere yatağı boyunca yoğun şekilde görülüyor.Sulusaray arazisinin önemli bölümünde ise kayısı ve ceviz ağaçları ile üzüm bağları bulunuyor. Özellikle ilkbahar aylarında yeşeren bağlar ve meyve ağaçları, kasaba çevresinde dikkat çekici bir doğal görünüm oluşturuyor.SULUSARAY BELEDİYESİ 1967’DE KURULDUSulusaray, 1967 yılında belde statüsüne kavuştu. Aynı yıl Sulusaray Belediyesi kurularak kasabaya yerel yönetim hizmetleri sunulmaya başlandı.1967 yılından günümüze kadar farklı dönemlerde görev yapan belediye başkanları şöyle: 1967-1973: İrfan Uzun 1973-1980: Mevlüt Dingil 1984-1989: Yaşar Bilgili 1989-1994: İsmail Yüce 1994-1999: Ali Demir 1999-2009: İbrahim Pekşen 2009-2014: Sadi Yalbırdak 2014-2024: Bayram Yılmaz 2024-: Fatih KalkanSulusaray’ın mevcut belediye başkanı Fatih Kalkan, 2024 yılından bu yana kasabanın belediye başkanlığı görevini yürütüyor.GEÇMİŞTEN GELECEĞE SULUSARAYSulusaray, Kızılırmak kıyısındaki konumu, Salur boyuna dayandırılan eski adı, kayadan oyma yerleşimleri ve tarımsal üretim kültürüyle geçmişten günümüze uzanan zengin bir yerel mirasa sahip.Kasabanın tarihi dokusunun korunması ve geçmişten günümüze ulaşan yapıların gelecek nesillere aktarılması, Sulusaray’ın kültürel kimliğinin yaşatılması açısından önem taşıyor.Bugün tarım, doğal güzellikleri ve tarihi dokusuyla yaşamını sürdüren Sulusaray, Nevşehir’in geçmiş ile günümüzü buluşturan yerleşimlerinden biri olmayı sürdürüyor.4 Bin Yıllık Sulusaray’da Tarihi İzler Gün Yüzüne ÇıkıyorNevşehir’in merkez ilçesine bağlı Sulusaray Kasabası’nda gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında, geçmişten günümüze ulaşan şırahane, bezirhane ve su değirmenleri gibi tarihi zirai üretim yapıları incelendi. Araştırmada ayrıca Selçuklu dönemine ait olduğu bilinen Sultan Alaaddin Camii’nin aslında 1887-1888 yıllarında inşa edilen bir Osmanlı dönemi yapısı olduğu tespit edildi.Nevşehir’in köklü yerleşimlerinden biri olan Sulusaray Kasabası, sahip olduğu tarihi ve kültürel mirasla araştırmacıların ilgisini çekmeye devam ediyor.Kasabanın tarihi dokusunun ortaya çıkarılması amacıyla Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi ve Arkeoloji Bölümü öğretim üyeleri ile Kültür ve Turizm Bakanlığı ekipleri tarafından yüzey araştırması gerçekleştirildi.Yürütülen çalışma kapsamında Sulusaray’da bulunan tarihi yapılar, kayadan oyma evler, mağaralar ve geçmiş dönemlerde zirai üretimde kullanılan yapılar yerinde incelendi.Araştırmalara Sulusaray Kasabası Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Osman Körükcü de eşlik ederek, kasabada bulunan tarihi yapıların araştırma ekibine gösterilmesine katkı sağladı.SULUSARAY’DA ŞIRAHANELER VE BEZİRHANELER İNCELENDİYüzey araştırmasının önemli başlıklarından birini Sulusaray’ın geçmişteki tarımsal ve zirai üretim kültürüne ışık tutan yapılar oluşturdu.Araştırma kapsamında bezirhane, şırahane ve değirmenler detaylı şekilde incelendi.Kasabada gerçekleştirilen incelemelerde, geçmişte yaşamın bulunduğu çok sayıda hanede şırahane bulunduğu tespit edildi. Özellikle kayadan oyularak oluşturulan ve ek bir yapı kullanılmadan yapılan şırahanelerin günümüze kadar büyük ölçüde korunarak ulaşması dikkat çekti.Buna karşılık bezirhanelerin zaman içerisinde daha fazla tahribata uğradığı, bazı yapıların yıkıldığı, göçük altında kaldığı ve büyük bölümünün günümüze sağlam şekilde ulaşamadığı belirlendi.Bu yapıların, Sulusaray’ın geçmişteki üretim kültürü ve günlük yaşamına ilişkin önemli bilgiler sunduğu değerlendirildi.200 YILLIK SU DEĞİRMENLERİ MERCEK ALTINDAAraştırma ekibinin incelemeleri kapsamında Sulusaray’da halk tarafından bilinen ve günümüze kadar bütünlüğünü büyük ölçüde koruyan su değirmenleri de ele alındı.Yapılan araştırmalarda söz konusu değirmenlerin yaklaşık 200 yıl önce inşa edildiği ve yaklaşık 60 yıl öncesine kadar aktif şekilde kullanıldığı yönünde tespitlere ulaşıldı.Tarihi değirmenlerin, Sulusaray’ın geçmişteki üretim ve yaşam kültürünün önemli unsurlarından biri olduğu ortaya konuldu.SULTAN ALAADDİN CAMİİ’NİN TARİHİ YENİDEN GÜNDEMDEAraştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise Sulusaray’da bulunan Sultan Alaaddin Camii ile ilgili oldu.Kasaba halkı arasında uzun yıllardır Selçuklu dönemine ait olduğu bilinen ve ismini Sultan Alaaddin’den aldığı ifade edilen cami, Sulusaray Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Osman Körükcü’nün talebi üzerine araştırma ekibi tarafından detaylı şekilde incelendi.Gerçekleştirilen inceleme sonucunda caminin Selçuklu döneminde yapılmış bir yapı olmadığı, Son Osmanlı dönemine ait olduğu tespit edildi.Caminin üzerinde yapılan araştırmalarda yapının Hicri 1305, Miladi 1887-1888 yıllarına tarihlendiği belirlendi.Böylece Sulusaray’da yıllardır Selçuklu yapısı olarak bilinen Sultan Alaaddin Camii’nin, yapılan araştırmalar sonucunda Osmanlı döneminde inşa edilmiş bir yapı olduğu ortaya çıktı.Bu tespitin, kasabanın tarihi ve kültürel mirasının doğru şekilde belgelenmesi açısından önemli bir gelişme olduğu değerlendiriliyor.SULUSARAY’IN TARİHİ 4 BİN YIL ÖNCESİNE UZANIYORSulusaray’ın tarihinin yaklaşık 4 bin yıl öncesine kadar uzandığı ifade ediliyor. Kasabanın bulunduğu bölgede Hititler, Medler, Frigler, Asurlular, Persler, Keltler, Kapadokya Krallığı, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ilişkin izlerin bulunduğu belirtiliyor.Kasabanın farklı noktalarında yer alan kayadan oyma mağaralar, eski yerleşim alanları, peribacaları, su kaynakları, tarihi üretim yapıları ve değirmenler, bölgenin geçmişte farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını gösteren önemli unsurlar arasında bulunuyor.Sulusaray’ın Kapadokya’nın önemli ulaşım ve ticaret güzergâhlarından biri üzerinde yer aldığı, halk arasında “Ulu Yol” olarak bilinen eski yol güzergâhının da kasaba çevresinden geçtiği ifade ediliyor. TARİHİ MİRASIN BELGELENMESİ ÖNEM TAŞIYORNEVÜ ve Kültür ve Turizm Bakanlığı ekiplerince gerçekleştirilen yüzey araştırması, Sulusaray’ın yalnızca doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda geçmişten günümüze taşıdığı kültürel mirasla da dikkat çektiğini bir kez daha ortaya koydu.Şırahanelerden su değirmenlerine, kayadan oyma yapılardan tarihi camiye kadar çok sayıda unsurun incelenmesi, kasabanın geçmiş yaşamına ilişkin önemli verilerin kayıt altına alınmasına katkı sağladı.Özellikle Sultan Alaaddin Camii’nin tarihine ilişkin yapılan yeni tespit, Sulusaray’ın kültürel mirasının bilimsel araştırmalar ışığında yeniden değerlendirilmesi açısından dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıktı.Kasabanın sahip olduğu tarihi yapıların gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için yapılacak bilimsel çalışmaların, Sulusaray’ın tarihinin daha kapsamlı şekilde ortaya çıkarılmasına katkı sağlaması bekleniyor.2017 Yılından Mustafa Taşkın'ın Objektifleriyle Sulusaray'dan Foto Tur: