İspanyol savunma yayın organı Defensa y Seguridad, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nin (TUSAŞ) geliştirdiği HÜRJET’in, İngiltere Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin (RAF) BAE Systems Hawk T1 ve Hawk T2 eğitim uçaklarının yerini alacak yeni nesil jet eğitim sistemi programının adayları arasına girdiğini yazdı.Analize göre TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı’nda yaptığı açıklamada HÜRJET’in uygun görülen tüm uluslararası eğitim uçağı programlarında yer alacağını belirterek, İngiltere’nin gelecekteki tedarik sürecine de ilgi duyduklarını ifade etti.Analizde Londra’nın henüz resmi teklif çağrısını yayımlamadığı, uçak sayısı, teknik gereksinimler ve takvime ilişkin ayrıntıları açıklamadığı ifade edilirken, HÜRJET’in artık yalnızca teorik bir seçenek olmaktan çıkarak kamuoyuna açıklanmış adaylardan biri haline geldiği değerlendiriliyor.İngiltere entegre bir eğitim sistemi kurmayı hedefliyorLondra’nın hedefi yalnızca Hawk filosunu yeni bir uçakla değiştirmekten ibaret değil. 2025 Stratejik Savunma Gözden Geçirme Belgesi ile 2026 Savunma Yatırım Planı doğrultusunda RAF için yeni nesil entegre bir eğitim sistemi oluşturulması planlanıyor.Program; eğitim uçaklarının yanı sıra simülatörleri, görev planlama altyapısını, sentetik eğitim sistemlerini, bakım-idame faaliyetlerini ve uzun dönem lojistik destek hizmetlerini kapsıyor. İlk etap için yaklaşık 360 milyon sterlinlik yatırım öngörülüyor.Yeni sistemin yalnızca Eurofighter Typhoon ve F-35 pilotlarını değil, gelecekte hizmete girmesi planlanan GCAP savaş uçağı için de pilot yetiştirecek altyapıyı oluşturması hedefleniyor.Hawk filosundaki sorunlar değişim kararını hızlandırdıİngiltere’nin yeni programa yönelmesinde Hawk T2 filosunda yaşanan kullanılabilirlik sorunları önemli rol oynadı.İngiliz Savunma Bakanlığı, 2024 yılında Parlamento’ya yaptığı açıklamada 16 Hawk T2 uçağının eğitim faaliyetlerinde kullanılamadığını duyurmuştu. Sorunun temelinde Rolls-Royce Adour motorunda kullanılan bazı parçaların ömür ve tedarik problemleri bulunurken, RAF bu süreçte pilot eğitiminin bir bölümünü ABD ve İtalya’da yürütmek zorunda kaldı.Bu nedenle Londra’nın yalnızca daha modern bir uçak değil, yüksek görev hazırlık oranına sahip sürdürülebilir bir eğitim sistemi aradığı değerlendiriliyor.HÜRJET’in güçlü yönleriDefensa y Seguridad, HÜRJET’in en önemli avantajlarından birinin modern tasarımı olduğuna dikkat çekiyor.Dijital kokpit, fly-by-wire uçuş kontrol sistemi, açık mimarili görev bilgisayarı ve veri bağı altyapısıyla geliştirilen HÜRJET, dördüncü ve beşinci nesil savaş uçaklarına geçiş yapacak pilotların eğitim ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandı.Platformda kullanılan GE Aerospace F404 motorunun F/A-18, Gripen C/D, T-50 ve T-7 Red Hawk gibi platformlarda da kullanılıyor olması ise lojistik açıdan önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor.İspanya referansı dikkat çekiyorAnalizde, HÜRJET’in uluslararası pazardaki en güçlü referansının İspanya olduğu vurgulanıyor.İspanya’nın SAETA II programı kapsamında 30 adet HÜRJET tedarik etme kararı, platformun NATO standartlarına uyarlanabileceğini ve Avrupa merkezli bir sanayi iş birliği modeli sunabileceğini ortaya koyuyor.Airbus koordinasyonunda yürütülen program kapsamında İspanyol sanayisinin yaklaşık yüzde 60 oranında katkı sağlaması planlanırken, ilk teslimatların 2028 yılında başlaması öngörülüyor. Bu süreç, HÜRJET’in İngiltere programı açısından da önemli bir referans olarak görülüyor.Analizde HÜRJET’in karşısındaki adayların da önemli avantajlara sahip olduğu vurgulanıyor.BAE Systems, Boeing ve Saab ortaklığının geliştirdiği T-7 Red Hawk, İngiliz sanayisiyle kurduğu ortaklık sayesinde öne çıkarken, Leonardo’nun M-346 platformu NATO bünyesinde uzun süredir kullanılan olgun bir eğitim sistemi olarak dikkat çekiyor.Güney Kore üretimi T-50/TF-50 ailesi operasyonel geçmişi ve ihracat başarısıyla öne çıkan diğer adaylar arasında yer alırken, İngiliz Aeralis projesinin ise yaşadığı finansal sorunlar nedeniyle yarışta geride kaldığı ifade ediliyor.Sanayi ortaklığı belirleyici olacakDefensa y Seguridad’ye göre programın sonucunu yalnızca platformların teknik performansı belirlemeyecek.İngiltere, savunma tedarik projelerinde yerli sanayi katılımına büyük önem verirken, Red Arrows akrobasi timinin de aynı program kapsamında yeni platforma geçecek olması nedeniyle endüstriyel iş birliği kritik önem taşıyor.Bu nedenle TUSAŞ’ın yalnızca HÜRJET’i teklif etmesinin yeterli olmayacağı, İngiltere’de üretim, bakım, eğitim, yazılım ve uzun dönem lojistik desteği kapsayan güçlü bir sanayi ortaklığı oluşturmasının rekabette belirleyici olacağı değerlendiriliyor.Defensa y Seguridad, HÜRJET’in artık İngiltere’nin yeni jet eğitim sistemi programında ciddi adaylardan biri haline geldiğini belirtiyor. Ancak platformun operasyonel olgunluğunu tamamlaması, seri üretim sürecini başarıyla yürütmesi ve İngiliz savunma sanayisiyle güçlü bir iş birliği modeli oluşturması, programdaki başarısını belirleyecek temel unsurlar arasında gösteriliyor.Analize göre Londra’nın tercihi yalnızca en yüksek performansa sahip platforma değil; pilot eğitiminden simülasyona, bakım-idame faaliyetlerinden sanayi katılımına kadar bütünleşik ve uzun vadede sürdürülebilir bir çözüm sunabilen adaya göre şekillenecek.