‘Tecrit harekâtı’

Wait 5 sec.

AYDIN HASAN - ASENA YATAĞAN / ANKARA - ABD’nin Orta Doğu bölgesine yönelik havadan ve denizden yaptığı büyük çaplı askeri sevkiyat, İran’a hava harekatı düzenlenmesi ihtimalini güçlendirdi. Büyük bir hava harekatı gerçekleştirilmesinin mümkün olduğunu belirten Emekli Tümgeneral Mehmet Okkan, “Önceliğin Basra Körfezi’nin güvenliği ve İran’ın askeri kapasitesinin özellikle füze kabiliyetleri üzerinden zayıflatılması olacağını” vurguladı. Atlantik üzerinde yapılan sevkiyat, FlightRadar gibi siteler aracılığıyla açık kaynaklara yansıdı. Hava sevkiyatında; KC 135 tanker uçakları ile 5. nesil uçaklar F-35 Lightning II, F-22 Raptor ile F-16, AWACS erken ihbar ve Boeing EA-18G Growler savaş uçakları dikkat çekti.DEV SEVKİYATABD, ayrıca Orta Doğu’daki üslerine hava savunma sistemleri ve ek birlikler yerleştirdi. Bölgeye 18 adet EA-18G Growler elektronik savaş uçağı ve 24 adet F-16 Wild Weasel radar imha uçağı gönderilirken, bunların, ilk saldırıda İran hava savunmasını bastırmaya odaklanacağı yorumlanıyor. 58 tanker uçağının Avrupa ve Orta Doğu’da konuşlandırıldığı, bombardıman uçakları B-2 ve B-52’lerin de hazır bekletildiği aktarılıyor.Uçak gemisi SS Abraham Lincoln şu anda Basra Körfezi yakınlarında bulunurken, diğer uçak gemisi Gerald Ford ise, Akdeniz’e girdi. ABD’nin olası hava saldırısında İran’ın dini lideri Hamaney ile oğlunun da hedef alınabileceği de ileri sürülüyor.ABD başına 15 milyon dolar ödül koymuştu! El Mencho öldürüldü; karteller Meksika’yı yakıyorANKARA TEDBİR ALDITürkiye ise gerilimi yakından izliyor. Güvenlik birimleri, savaş çıkması durumunda İran’ın NATO üyesi Türkiye’ye yönelik bir saldırı girişimi ihtimalinizayıf olarak görüyor. Türkiye iseher ihtimale karşı tedbirlerini aldı. Milli sistemlerin yanı sıra İspanya’nın Patriot hava savunma sistemleri Adana’da bulunuyor. Bölgedeki NATO unsurları da, hava savunma şemsiyesi oluşturacak.‘PERŞEMBE GÖRÜŞECEĞİZ’Öte yandan“CBS News” kanalına röportaj verenİran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin askeri güçlerini bölgeye yığmasının ülkesini korkutmadığını belirtirken, önümüzdeki perşembe günü Cenevre’de ABD tarafıyla bir araya geleceklerini duyurdu.Bayram ikramiyesi Kabine’de görüşülecekİRAN İLE RUSYA’DAN FÜZE ANLAŞMASI İDDİASIABD merkezli Financial Times gazetesi, İran ile Rusya arasında Aralık 2025’te füze anlaşması gerçekleştirdiklerini iddia etti. Anlaşmada, 500 “Verba” taşınabilir fırlatma ünitesi ile 2 bin 500 “9M336” tipi füze teslim edileceği öngörülürken, yaklaşık 500 milyon avro değerindeki füzelerin İran’a, 2027-2029 yılları arasında üç ayrı aşama halinde teslim edilmesi planlanıyor. /AA‘ÖNCELİK BASRA VE ASKERİ KAPASİTE’Genelkurmay Harekat Başkanlığı gibi önemli görevlerde bulunmuş Emekli Tümgeneral Mehmet Okkan, ABD ordusunun bölgedeki yığınağı konusunda Milliyet’e şu değerlendirmede bulundu:“Şu an itibariyle Amerikan yığınağı devam ediyor. Henüz kendi hedefine yönelik yığınağını tamamlamış değil. Evet, yaptığı yığınak şu anda sayı olarak çok fazla gözüküyor ama bu sayıların müteakip harekâtta ne kadar süre tutulacağına dair planlamayı bilmediğimiz için net bir şey söylemek zor.GEMİ ÜZERİNDE SAVUNMAİkinci uçak gemisi, özellikle Kıbrıs’ın ya da Girit’in güneyine ulaşmadan, harekâtın başlatılmayacağını değerlendiriyorum. Çünkü ikinci gemi, daha çok hava savunma görevleri için geliyor. Bölgedeki müttefiklerine ve kendi üslerine yönelik İran’ın yapabileceği mukabeleye karşı o gemi üzerinden bir savunma gerçekleştirecek. Doğu Akdeniz’den yapılacak bu savunmanın aynı zamanda Kızıldeniz, Süveyş Kanalı, Orta Doğu, Körfez ve Avrupa’nın tamamını kapsayacak şekilde planlandığını değerlendiriyoruz. Çünkü İran’ın elindeki füze kabiliyetleri Avrupa’nın ortasına kadar ulaşabilecek menzile sahip. Bu da Bulgaristan, Romanya ve Polonya’daki ABD üsleri dahil olmak üzere, hatta Yunanistan’ın tamamının etkilenme ihtimali olduğu anlamına geliyor.DİPLOMASİYİ KULLANIYORHarekâtın başlangıcı sadece askeri gerekçelere bağlı değil... ABD şu an diplomasiyi güç yoluyla bir ikna süreci olarak kullanıyor... Henüz haftalık bir süreç içinde bu yöntemi kullanacağını değerlendiriyoruz. Sonrasında İran’ın tavrı, kendi yığınağına ne kadar güveneceği ve ABD’deki ekonomik beklentilerin nasıl şekilleneceği belirleyici olacak. Ekonomik baskılar arttıkça Amerika bir karar vermek durumunda kalabilir.BASRA’YA TECRİTÖncelikli olarak Basra Körfezi’ni güven altına alacak bir tecrit harekâtı yapılacağını değerlendiriyorum. Çünkü Basra’daki güvenlik dünyayı ilgilendiriyor. Özellikle fosil yakıtların dünyaya ulaşan kısmı etkilenirse, petrol fiyatlarında ciddi sıçrama beklenir. Bunun önlenmesi için Basra Körfezi’ndeki nakliyatın süratle güven altına alınması gerekiyor. Bu nedenle önce Körfez’i tecrit edecek, ardından güvenliği sağlayacak bir öncelik verecektir. Bu aynı zamanda İran’ın Körfez üzerinden elde ettiği kazançları sıfırlamaya yönelik bir adım olur. Böylece İran’ı kısa sürede ikna etmeye dayalı bir harekât önceliklendirilebilir.Bununla birlikte, İran’ın füze kabiliyetleri, Devrim Muhafızları’nın kontrol ettiği unsurlar ve güç aldığı merkezlere yönelik eş zamanlı büyük bir hava harekâtı gerçekleştirilmesi de muhtemel. Önceliğin Basra Körfezi’nin güvenliği ve İran’ın askeri kapasitesinin özellikle füze kabiliyetleri üzerinden zayıflatılması olacağını değerlendiriyorum.”TÜRKİYE DAHİL 14 ÜLKE BÜYÜKELÇİYİ KINADITürkiye’nin de aralarında bulunduğu 14 ülke, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin, İsrail’in Orta Doğu’nun tamamı üzerinde kontrol kurmasının “kabul edilebilir” olacağı yönündeki ifadelerini kınadı.Dışişleri Bakanlığı; Türkiye’nin yanı sıra Mısır, Ürdün, Lübnan, Endonezya, Kuveyt, Katar, Umman, Pakistan, Bahreyn, Suudi Arabistan, Suriye, Filistin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Arap Ligi ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) sekreterliklerinin ortak açıklamasını yayımladı. Dışişleri açıklamasında, Huckabee’nin ifadelerinin uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın açık ihlali olduğu, bölgenin güvenlik ve istikrarını ciddi biçimde tehdit ettiği bildirildi.Huckabee’nin ifadelerinin ABD Başkanı Donald Trump’ın ortaya koyduğu vizyonla ve İsrail’in Gazze’deki saldırılarını sona erdirmek için kapsamlı planla doğrudan çeliştiği vurgulanan açıklamada, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları ya da diğer işgal altındaki Arap toprakları üzerinde hiçbir egemenliğinin bulunmadığına dikkati çekildi. İsrail’in yayılmacı politikalarının ve hukuka aykırı önlemlerinin devam etmesinin bölgedeki şiddeti ve çatışmayı daha da alevlendireceği ve barış umutlarını zedeleyeceği ifade edilen açıklamada, Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları temelinde bağımsız devlet kurma ve kendi kaderini tayin hakkına bağlılıkları yinelenerek, bu kışkırtıcı açıklamaların son bulması çağrısında bulunuldu. /ANKARA Milliyet