Yeni Toprak Kanunu Köyü Görmezden Gelmemeli, Çiftçi Korumalı

Wait 5 sec.

Ürgüp Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Korkmaz yaptığı açıklamada; " Tarım arazilerine konut yapılmasını yasaklayan yeni düzenleme yürürlüğe girmiştir. İlk bakışta tarım topraklarını koruma amacı taşıyan bu adım doğru gibi görünse de, sahadaki gerçekler dikkate alındığında önemli eksiklikler barındırdığı açıkça görülmektedir.Köylerin mevcut yapısını bilen herkes şu gerçeği görmektedir: Bu düzenleme, kırsal yaşamın ihtiyaçlarını yeterince dikkate almamaktadır.Kırsalda yaşamı sürdürmek ve genç nüfusu köyde tutmak istiyorsak, en temel sorunlardan biri olan konut ihtiyacını göz ardı edemeyiz. Bugün köylerde büyüyen gençler evlenmekte, aile kurmakta ancak mevcut yerleşim alanlarının yetersizliği nedeniyle kendi arazilerine ev yapmak zorunda kalmaktadır.Burada sorulması gereken soru nettir:Alternatif sunulmadan getirilen yasak ne kadar adildir?Eğer bir köyde yeni yerleşim alanları oluşturulmamış, imar planları yapılmamış ve vatandaşlara yaşanabilir alanlar sunulmamışsa, kendi arazisine ev yapan insanları suçlamak doğru değildir. Bu yaklaşım çözüm üretmek yerine yeni mağduriyetler doğuracaktır.Ayrıca bu düzenlemenin hazırlanma sürecinde köy halkının ne ölçüde sürece dahil edildiği de tartışmalıdır.Unutulmamalıdır ki köyler sadece üretim alanı değil, aynı zamanda bir yaşam alanıdır. İnsanlar doğdukları yerde yaşamak, üretmek ve geleceklerini burada kurmak ister.Bu nedenle yapılması gereken açıktır:Yasaklamadan önce çözüm üretmek.Her köy için planlı yerleşim alanları oluşturulmalı, imar düzenlemeleri yapılmalı ve vatandaşlara alternatifler sunulmalıdır. Aksi halde, bahçesine ev yapan vatandaşa “yık” demek kolaydır; ancak o insanın nerede yaşayacağını düşünmek de büyüklerimizin sorumluluğudur.En kritik nokta ise şudur:Yeni düzenleme, şehirde yatırım ve rant amacıyla hareket edenlerle, geçimini topraktan sağlayan köylü ve çiftçiyi aynı kefeye koymamalıdır.Üretim yapan çiftçinin evi, ambarı, ahırı ile; “hobi bahçesi” adı altında tarım dışı kazanç elde eden yapılar açık şekilde ayrıştırılmalıdır. Aksi halde üretim yapan, ülke ekonomisine katkı sağlayan kesim cezalandırılırken, tarım arazileri üzerindeki rant baskısı da devam edecektir.Sonuç olarak;Kırsalda yaşamı sürdürülebilir kılmak istiyorsak, üreticiyi koruyan, destekleyen ve gerçekleri esas alan bir yaklaşım benimsenmelidir.Devletimiz yeni toprak düzenlemesi, üretimi zayıflatan değil; güçlendiren bir anlayışla yeniden ele alınmalıdır. İç içe girmiş sorun yumağı mutlaka sadeleştirilmeli, rantçılarla doğal kullanıcılar ayrıştırılmalı, yeni mağduriyetlere yol açmadan çözüm üretilmelidir."