ASFAT Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa İlbaş Haber7 ekibine TF-2000 projesinden milli denizaltı projesine kadar birçok projede son durumu açıklarken, ihracata yönelik de önemli açıklamalarda bulundu.ASFAT’IN DEVASA EKOSİSTEMİ: 27 FABRİKA VE 10 TERSANEProf. Dr. Mustafa İlbaş şunları söyledi:ASFAT’ın 27 askeri fabrika ve 10 tersaneyi işletme kabiliyeti var. Ankara’daki 3. Hava Bakım Fabrikası gibi aviyonik ve radar sistemlerinde uzmanlaşmış tesislerimizden, gemi üretimine elverişli tersanelerimize kadar ülkemizin her bölgesinde varız. Kurumsallaşmasını tamamlamış, uluslararası başarılara imza atan bir şirket olarak yolumuza devam ediyoruz.Savunma sanayinde platform geliştirmek kadar, bunları sürekli çalışır halde tutmak, yani sürdürülebilirlik çok önemli. Her gün yeni bir füze veya uçak yapabilirsiniz; ancak bunları askeri fabrikalarımız ve tersanelerimiz sayesinde her an göreve hazır tutuyoruz. ASFAT, bu devasa ekolojiyi teknolojik gelişmelere hızla adapte ederek yönetiyor.DENİZDEKİ GÜÇ: TF-2000 HAVA SAVUNMA MUHRİBİ2025 yılında Savunma Sanayi İcra Komitesi tarafından bize verilen en kıymetli projelerden biri TF-2000’dir. Yaklaşık 150 metre uzunluğundaki bu devasa hava savunma harbi muhribinin yakında İstanbul Tersanesi’nde blok kızağa koyma törenini gerçekleştireceğiz. Proje takvime uygun, başarıyla ilerliyor.TF-2000, donanmamızın amiral gemisi ve koruyucusu olacak. Bu gemi aslında “Denizdeki Çelik Kubbe”dir. ASELSAN, ROKETSAN ve diğer vakıf şirketlerimizin yerli sistemleriyle donatılacak olan TF-2000, balistik füzeler dahil her türlü hava tehdidini önleme kabiliyetine sahip olacak. Klasik bir fırkateynin ötesinde, Türk Deniz Kuvvetleri’ne dünya çapında bir caydırıcılık kazandıracak.MİLDEN: TAMAMEN MİLLİ VE HİBRİT DENİZALTI DÖNEMİBir diğer dev projemiz MİLDEN, yani Milli Denizaltı. Havadan bağımsız tahrik sistemine (hidrojen/hibrit) sahip olacak bu ileri teknoloji platformun Faz-1 süreci başladı. Gölcük Tersanemizde inşa edilecek bu proje için gece gündüz çalışıyoruz. 2032 hedeflenen bu proje ile su altındaki hakimiyetimizi perçinleyeceğiz.İHRACAT TARTIŞMALARINA NET CEVAP: “ÖNCE KENDİ İHTİYACIMIZ”Bazı kesimlerin “Kendi gemimizi neden satıyoruz?” eleştirilerine açıklık getirmek gerekir. Bizim önceliğimiz her zaman Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarıdır. Ancak ihracat demek, teknolojik seviyeyi artırmak ve ekonomik gelirle daha iyisini yapmak demektir. Gemi ihraç edebilen bir ülke olmak gurur kaynağıdır; bu, “Ben bunu yapabiliyorum ve daha iyisini de yapabilirim” demektir.PAKİSTAN VE ROMANYA: DÜNYA DENİZLERİNDE ASFAT İMZASIPakistan’a teslim ettiğimiz Hayber korveti şu an o bölgede müthiş bir caydırıcılık sağlıyor. Dört gemilik projenin ikisini Türkiye’de yaptık, ikisini Pakistan’da biz yapıyoruz. Romanya ihracatımız ise Açık Deniz Karakol Gemisi kabiliyetimizi taçlandırdı. Biz sadece satıcı değiliz; bakım, onarım ve teknik destekle tam bir “çözüm ortağı” olarak güven veriyoruz.KARADA PANTER VE MEMATT, HAVADA A400MSadece denizde değiliz. Kara tarafında 40 km menzilli 8×8 Panter obüslerimizi envantere sunduk. İnsansız mayın temizleme aracımız MEMATT, şu an 9 ülkede (Karabağ’dan Afrika’ya) hayat kurtarıyor. Hava tarafında ise Kayseri’de Airbus ile yürüttüğümüz A400M bakım onarım merkezi projemizle bölgenin üssü haline geliyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaç duyduğu her alanda “her zaman, her yerde” olmaya devam edeceğiz.Kaynak: Haber7