Avrupa enerji güvenliği için çalışan bir kaynağa göre İran, ABD sahaya kaldıkça baskın bir barış için koz kullanabilir. Houthi saldırılarının artması ve Hormuz ile Bab el-Mandeb boğazlarındaki tehditler küresel enerji akışını riskli hâle getiriyor.Avrupa’nın enerji güvenliğiyle yakın çalışan üst düzey bir kaynağa göre İran, ABD’nin kara kuvvetlerini sahaya konuşlandırması halinde Washington’ın daha elverişli bir barış için baskı kurabileceğini belirtti. Uzun süreli bir müdahale, İran lehine bir çatışma çıkışını zorlaştırsa da, çıkar yol arayışını tetikleyebilir.İki gelişme bu yorumu güçlendirdi: İran destekli Houthi grubunun çatışmaya tamamen dahil olması ve Yemen üzerinden bölgedeki gerilimin artması. Houthi grubunun İsrail’e yönelik saldırıları artarken, Bab el-Mandeb ve Hormuz Boğazı çevresindeki baskıların sürmesi küresel enerji akışında yeni kırılmalara yol açabilir. Grubun açıklamaları, bu hattın kapanabileceğini de gösteriyor.Enerji akışları ve fiyat baskılarıStrait of Hormuz’un kırılganlığı, navigasyon bozulursa küresel petrol arzının yaklaşık üçte birini ve LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sini etkileyebilir. İran’ın amacı petrol ile gaz fiyatlarını yükselterek enerji-ihraç eden ülkelerde mali baskı yaratmak. Şu anda İran petrol taşıyan gemilerin bir kısmı Çin’e doğru akmaya devam ederken, ABD’nin 30 gün süreyle İran petrolünün deniz yoluyla ihracını geçici olarak serbest bırakması, fiyatları kontrol altına almaya yardımcı oluyor. Bu muafiyetin uzatılması ihtimali de masada. Rusya da benzer bir muafiyetten faydalanabilir ve bu durum küresel daralma baskısını daha da karmaşıklaştırıyor.Yüksek fiyat senaryoları için piyasa analistleri, Brentin kritik eşiklere yaklaşabileceğini belirtiyor. Eğer Hormuz boğazı kapalı kalır veya yakın bir süre boyunca kapanmazsa, petrol fiyatlarının varil başına 150 dolar ya da üstüne çıkması mümkün. İlk etkilerden biri ABD’de benzin fiyatlarının yükselmesi olabilir; bazı öngörülerde bu artış galon başına 7 dolara çıkışa işaret ediyor.Bab el-Mandeb ve olası sonuçlarBirleşik hareketle her iki deniz geçişinin kapanması halinde dünyaya yönelik seaborne petrol ticaretinin dağılımı bozulabilir. Bu boğazların karşı kıyılarında Eritre ve Djibouti’nin de bulunduğu bir tablo, Çin’in uzun vadeli stratejik işbirliğiyle pekiştirilen etkileriyle birlikte global enerji dengelerini sarsabilir.Açığa çıkan bir tuzak mı, yoksa çıkış mı?Avrupalı bir kaynağa göre böyle bir ekonomik ve siyasi şok, Trump’ı müdahaleye yönlendirebilecek bir zemin yaratabilir. Son bir haftada gözlenen askeri hareketler, bu ihtimali artırsa da kararlı bir müdahale yerine sınırlı bir varlıkla başlayabilecek bir senaryo da masada. Kharg Adası gibi İran’ın petrol ihracatını kilitleyen noktalar veya Hormuz’un kritik geçiş noktaları üzerinde sınırlı bir konuşlandırma ihtimali konuşuluyor. Ancak bu tür bir adım, 20 kilometreyi aşan tampon bölgeler ve menzil güvenliği gerektiren bir operasyon doğurabilir; böyle bir durumda İran güçleri günlerce sürecek topçu ve füze tehditleriyle karşılık verebilir.Bir politika çıkışı mı, yoksa yeni bir başlanıç mı?Kaynağa göre Trump için potansiyel bir siyasi çıkış, çatışmayı tamamen sona erdirmeden “kamuoyuna başarıyla sonuçlandığı” mesajını verip geri çekilmek olabilir. Öne çıkan dört hedef şu şekilde özetleniyor: rejim değişikliği için belirlenen rota, kritik nükleer programının zayıflatılması, füzelerin ve üretim kapasitesinin kırılması, bölgede İran’a bağlı güçlerin güç kaybı. Bu çerçeve, bölgesel riskleri azaltma söylemiyle uluslararası topluma bir başarı hikâyesi sunabilir.