Steve Jobs denince aklınıza ne geliyor? Muhtemelen vizyoner bir deha, siyah boğazlı kazağı, kusursuz tasarımlar ve tabii ki o meşhur, sınır tanımaz egosu... Peki, bu egonun Apple’ın daha ilk günlerinde, ortada henüz ne iPhone ne de Macintosh varken, komik bir "yaka kartı" krizine sebep olduğunu biliyor muydunuz?Gelin 1977 yılına, Apple'ın garajdan çıkıp gerçek bir şirkete dönüşmeye başladığı o heyecanlı günlere gidelim.Sıkıcı kurumsal işler ve ilk krizEkibe ilk yatırımcılar dâhil olmuş ve Apple'ın ilk profesyonel CEO'su Michael Scott dümene geçmişti. Şirket ufak ufak büyürken, Scott herkesin işlerini düzene sokmak, maaş bordrolarını ayarlamak ve kurumsal bir yapı oturtmak için çalışanlara "rozet numaraları" dağıtmaya karar verdi.İşe giriş sırasına ve şirketteki paylarına göre herkese bir numara verilecekti. Dünyanın en sıradan, en standart kurumsal prosedürü, değil mi? Ama işin içinde Steve Jobs varsa hiçbir şey standart kalamaz."Ben nasıl iki numara olurum?"Numaralar dağıtılmaya başlandı. Mantıken Apple'ın teknik beyni olan, bilgisayar donanımını kelimenin tam anlamıyla yoktan var eden dahi mühendis Steve Wozniak, şirketin #1 numaralı çalışanı oldu. Şirketin diğer kurucusu ve pazarlama dehası Steve Jobs'a ise #2 numaralı rozet uzatıldı. İlk büyük yatırımcı Mike Markkula #3, ilk çalışanlardan Bill Fernandez ise #4 numaraydı. Görünüşte her şey tıkırında işliyor gibiydi.Ancak Steve Jobs bu durumu gördüğünde kelimenin tam anlamıyla küplere bindi. "İki numara" olmak mı? Jobs için ikinci olmak, kaybedenlerin en iyisi olmaktan farksızdı. Wozniak'ın teknik zekâsına elbette saygı duyuyordu ama şirketin vizyonunu çizen, bu hayali dünyaya satacak olan kişi kendisiydi. Nasıl olur da kendi kurduğu şirketin "ikinci adamı" olarak etiketlenebilirdi?Ego matematiği: 0 > 1CEO Michael Scott ile Jobs arasında ciddi bir tartışma koptu. Jobs, bir numaranın kendisine verilmesi konusunda diretti ancak Scott taviz vermedi. Wozniak'ın Apple I ve Apple II'yi tek başına tasarladığı gerçeği ortadaydı ve 1 numarayı sonuna kadar hak etmişti.Çoğumuz o noktada omuz silker ve "Alt tarafı bir yaka kartı" diyerek işimize bakardık ama Jobs pes etmedi. Gitti, düşündü ve birkaç gün sonra yüzünde o meşhur muzip ve iddialı gülümsemesiyle geri döndü.Madem 1 numara çoktan kapılmıştı ve madem kendisi 2 numara olmayı kesinlikle reddediyordu, o hâlde çözümü bulmuştu. Numarası artık #0 olacaktı.Neden mi sıfır?Çünkü Jobs zekice (ve biraz da inatçı bir çocuk edasıyla) çok temel bir matematiksel gerçeği kendi lehine kullanmıştı. Sıfır, birden önce gelir.Bank of America o dönem maaş sistemlerinde "0" numarasını kabul etmediği için sistemde bazı teknik arızalar çıksa da Jobs bunu zerre kadar umursamadı. O, rakamların kurallarını bile esneterek istediğini almıştı. O artık şirketin herkesten "önceki", o en tepedeki adamıydı.