Piyasalar ABD ile İran arasındaki çatışmanın genişlemesinden endişe duyuyor. ABD ham petrolü yüzde 7’nin üzerinde yükseldi, Brent de güç kazanıyor. Hormuz Boğazı’ndaki taşıma akışları belirsizliğini sürdürürken yatırımcılar yön arıyor.ABD’nin İran’a karşı artan tansiyonun kontrol dışına çıkabileceği endişesiyle petrol piyasaları dün sabah sert hareketler kaydetti. ABD ham petrolü (WTI) 7,4% artışla varil başına 72,02 dolar seviyesine çıktı; küresel gösterge Brent ise yaklaşık 5% yükselişle 78,37 dolara çıktı. Arz güvenliğiyle ilgili endişeler çoğalırken, hangilerinin gerçek bir tedarik kesintisine yol açacağı belirsizliğini koruyor.Hava saldırıları ve İran’a yönelik operasyon haberleri piyasaları etkisini artırdı. İran’ın üst düzey dini lideri Ayetullah Ali Khamenei’nin ölümüyle ilgili haberler de yönetimdeki belirsizliği derinleştirdi ve üretim yapısında netleşme ihtimalini tartışmalı hale getirdi. Şu anda İran’ın OPEC içindeki konumu ve üretimdeki rolü, Hormuz Boğazı üzerinden sevkiyatın güvenliğini belirleyen en kritik kırılganlık olarak öne çıkıyor.UBS Analistleri Giovanni Staunovo önderliğindeki ekip, Hormuz’dan sevk hızının ve İran’ın yanıtının ölçeğinin petrol fiyatlarının önümüzdeki günlerde yönünü belirleyecek iki kilit faktör olduğunu belirtiyor. Piyasalarda bu iki unsurdan gelecek yeni sinyaller büyük dalgalanmaların yönünü gösterecek.ABD Başkanı Donald Trump ise Pazar günü yaptığı açıklamada askeri operasyonların tüm hedefler elde edilene kadar süreceğini ifade etti; ancak İran ile müzakereye açık olduğuna dair mesajlar da ileterek gerilimin fazla derecede bir uzun vadeli tedarik kesintisine dönüşmeyeceğine dair umutları canlı tuttu. Bu çerçevede liderlik ve strateji belirsizliğinin artması, piyasalarda birinci elden risk iştahını etkiliyor.Rystad Energy’nin verilerine göre Hormuz Boğazı üzerinden tanker akışı şu anda büyük ölçüde durdu; bazı taşıyıcılar boşaltma ve güvenlik kaygıları nedeniyle limanlara yaklaşmıyor. Taşımacılık tarafında yaşanan bu kesinti, küresel arz dengeleri üzerinde baskı yaratıyor ve yatırımcıları alternatif senaryolara yönlendiriyor.Kpler’a göre 2025 yılında Hormuz üzerinden günlük ortalama 14 milyon varil akışı gerçekleşiyordu; bu hacim dünya petrol ticaretinin yaklaşık üçte birini temsil ediyor ve büyük bölümü Çin, Hindistan, Japonya ile Güney Kore’ye gidiyordu. Bu bağlamda, tedarik zincirinin kırılganlığı yalnızca bölgesel değil, küresel bir güvenlik riski olarak da karşımıza çıkıyor.Barclays analistleri, güvenlik durumu daha da kötüleşirse Brent’in 100 dolar seviyesine çıkabileceğini, UBS ise ciddi aksaklıkların Brent’i 120 doların üzerine taşıyabileceğini belirtiyor. Barclays ve UBS gibi kurumların bu ekstrem senaryolara yönelik uyarıları, piyasalarda mevcut riskleri fiyatlamaya çalışıyor.Amritpal Singh, Barclays analisti, mevcut belirsizliğin son bulmasını zorlaştırdığını ve bu süreçte petrol piyasalarının en olası senaryolarda bile hâlâ arz yönünden baskı altında kalacağını söyledi. Lipow Oil Associates başkanı Andy Lipow ise İran’ın üretim ve ihracatında belirsizliğin artması halinde ihracat akışlarının çökme riskinin de yükseldiğine dikkat çekti; İran günde yaklaşık 3,3 milyon varil üretim yapıyor.Piyasa hareketleri ve teknik analizSon gelişmeler, WTI ve Brent arasında artan birbirine paralel hareketlere yol açtı. Piyasalar, bölgedeki belirsizlikler azalmazsa kısa vadede arz-offset ve talep anahtarına bağlı olarak fiyatlarda yeni dalgalanmalar görebilir. OPEC üyelerini ve küresel üretim dinamiklerini yakından izlemek, yön arayan yatırımcılar için kritik olacak.Gözlem ve potansiyel senaryolarUBS ve Barclays’ten gelen analizler, güvenlik riski kaynaklı arz bozulumunun büyümesi halinde Brent’in 100 dolar üzeri seviyelere çıkabileceğini, hatta bazı durumlarda 120 dolar bandını zorlayabileceğini öne sürüyor. Taraflar, Hormuz’un tümsevi endişelerin çözüme kavuşmadan önce duyulan baskının azalması için tarafların diyalog kapısının açık kalması gerektiğini vurguluyor.Hormuz Boğazı üzerinden taşımacılığın kilit öneme sahip olmaya devam ettiği bu dönemde, tanker operasyonlarının tekrar canlanması veya aksaması, global arz üzerinde belirleyici bir rol oynayabilir. İran’ın üretim kapasitesi ve iç politikadaki gelişmeler de üretimin istikrarı açısından belirleyici olabilir.