Asena YATAĞAN / ANKARA - ABD’nin bir anlamda “darbe” niteliği taşıyan Venezuela’ya yönelik Maduro operasyonu uluslararası barış ve güvenliğin korunmasında küresel örgütlerin ve uluslararası hukukun acziyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, dünyada şok etkisi yaratan gelişmeye ilişkin Milliyet’e değerlendirmelerde bulundu.Dünyaya bedeli ağır olacakDumlupınar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Hüsamettin İnaç: “BM Antlaşmasının 51. maddesi çok açık; nefsi müdafaa dışında bir ülkeye saldırı olamaz, sınırlar değiştirilemez. Bu nedenle yapılanların hukuki bir zemini yok ve BM’nin duruma müdahale etmesi gerekir. Trump’ın Venezuela’ya yönelik iddiaları da geçerli değil. Venezuela’nın petrolü ve doğalgazının ABD’ye ait olduğu ya da bir narko devlet olduğu yönündeki söylemler doğru değil. Ortada hukuken meşru bir suçlama bulunmuyor. Ben burada Maduro’yla bir anlaşmaya varıldığı kanaatindeyim, can ve mal güvenliği karşılığında. İkinci bir saldırıya gerek olmadığı da zaten açıklandı. Ancak bunun bedeli ağır olacak. Venezuela’nın petrolü, doğalgazı ve diğer kaynakları düşük bedellerle Amerika’nın kontrolü altına girecek.‘Panama kilidini açan anahtar’Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler uzmanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmelerde şunları kaydetti:“ABD saldırısına karşı içeride hiç direniş olmadığı gibi başkanlarını vermiş olmaları operasyonun CIA destekli olarak önceden başlatıldığını gösteriyor. Trump dün gece Çin büyükelçisi ile bir görüşme yapmış. Muhtemelen bir anlaşma yapılmış. Karşılığında ne verildiğine ayrıca bakmak lazım. Şimdi Çin’i takip etme zamanı. Venezuela, Panama’nın kilidini açan anahtar. Trump’ın kanalı Çin’in işlettiğini iddia ederek geri alma taahhüdünde bulunması basit bir söylem değil. Tarihin en yayılmacı ve saldırgan ‘Amerikan-İsrail’ ittifakını izleyeceğiz gibi duruyor. Jeopolitiğin kalbi artık denizler, boğazlar ve kanallar. Panama, Bab-ül Mendep, Hürmüz, Süveyş, Malakka boğazlarına yani su geçişlerine dikkat etmek lazım. Küresel ticaret açısından ikincil konumda olsa da Boğazlarımızın durumu şu ara ekstra önemi haiz. Montrö’yü imzalayanlara rahmet ve minnetle…”‘Kaynakların gaspı için mazeret üretiliyor’Marmara Üniversitesi Uluslararası Hukuk Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakkı Hakan Erkiner: “Kurallar var ama uygulanmıyor. ABD, Venezuela’da kuvvet kullandı. Bu, BM Antlaşması’nın 2/4 maddesinin açık ihlalidir. Aynı zamanda egemenlik ve iç işlerine karışmama ilkesi ihlal edildi. ABD, Venezuela’nın iç işlerine karıştı ve devlet başkanını ülke dışına çıkardı. Bunu haklı gösterecek bir durum yok. Amerikan ekonomisi büyük kriz içinde, dünyanın en borçlu ülkelerinden biri. Bu şartlar altında Venezuela’daki petrol kaynaklarının da bir nevi gasp edilmesi için mazeretler üretiliyor. BM Güvenlik Konseyi’nin karar alma yetkisi var ama etkili bir karar çıkmaz. Veto mekanizması nedeniyle ABD’nin de dahil olduğu daimi üyeler sistemi istediklerinde işletmiyor. Genel Kurul’dan kınama kararları çıkabilir ancak bunlar etkisiz kalır. Sorun kural eksikliği değil, kuralların etkin olmaması. Gücü dengeleyecek bir karşılık olmadığı sürece uluslararası hukuk işlemiyor. Amerika bunu yaptı çünkü yapabiliyor.”‘Uluslararası ilişkilerde yeri yok’BM ve NATO nezdinde Türkiye’nin daimi temsilcisi olarak uzun yıllar görev yapan emekli büyükelçi Ümit Pamir: Bu resmen bir ülkenin iç işlerine karışmak oluyor. Başka bir ülkeye gidip oradan bir adamı çıkarmak, uluslararası ilişkilerde yeri olan bir şey değil. Bu dışarıdan bir müdahale, adamı kaçırmaya kalkmak gibi bir durum. Uluslararası hukukta bunun bir karşılığı yok. ABD iktidardan Maduro’yu uzaklaştırmak istiyor, Maduro’yu oradan çıkartmak istiyor. Ama Maduro da “ben burada kalacağım” diyor. ABD aslında Maduro’nun ülkeyi yönetmesini kabul etmiyor. BM’ye götürürler bunu ama BM’nin bir şey yapacağını sanmıyorum. Çünkü BM Güvenlik Konseyi’nde ABD’nin vetosu var.