Dermatoloji doktoru Lütfiye Çoban, bir yıldır toplumun nadir görülen hastalığı akalazyayla mücadele ediyordu. Şikayetlerini reflü sanan Çoban, yutma güçlüğü nedeniyle bir süredir düzgün beslenemiyordu. Tedavileri sonrasında Çoban, doğum günü pastasını yutabilmenin mutluluğunu yaşadı.Uzun süredir yutma güçlüğü çeken 56 yaşındaki Dermatoloji Doktoru Lütfiye Çoban, akalazya hastalığı nedeniyle katı gıdaları gönlünce yutamaz duruma geldi. Kendi hekimliğinin etkisiyle şikayetlerine reflü tanısı koyan Çoban, doğru tanı ve tedavisiyle sağlığına kavuştu. Gastroenteroloji Bölümü'nden Doç. Dr. Süleyman Günay tarafından uygulanan Peroral Endoskopik Miyotomi (POEM) yöntemi sonrası, uzun bir aradan sonra ilk kez rahatça yemek yiyebilen Çoban, doğum gününde pastasından ilk lokmayı aldı."HEKİMLİĞİM KENDİME TANI KOYMA HATASINA YOL AÇTI"Lütfiye Çoban, Akalazya tanısını 3 ay önce aldığını fakat şikayetlerinin 1 yıldır devam ettiğini söyledi. Başlangıçta şikayetlerini çok hafif belirtilerle hissettiğini ve hekim kimliğiyle kendisine reflü tanısı koyduğunu belirten Çoban, buna yönelik tedaviler uyguladığını anlattı. Hastalığının sinsi bir şekilde ilerlediğini söyleyen Çoban, bu süreçte de lokmalarını su eşliğinde yutmak zorunda kaldığını, en çok zorlayan kısmın ise gece öksürükleri olduğunu vurguladı. Şikayetlerinin artmasıyla beraber Çoban, başka bir doktor gözetiminde yapılan tetkit ve doğru tanıyla da doğru tedavi sürecine giriş yaptığını ekledi."ŞİMDİ DOĞUM GÜNÜ PASTAMI YİYECEĞİM"Tedavisine başladıktan sonraki gelişmeleri de Çoban şöyle anlattı: “Yaklaşık 24 saat önce tedavim gerçekleştirildi. Uygulanan yöntem çok konforlu, açık bir ameliyat olmaması büyük avantaj. Kısa sürede toparlanabiliyorsunuz. Bugün su içmeden kahvaltı yapabildim. Doğum günüm iki gün önceydi ama o gün pasta yiyemedim. Şimdi ise rahatlıkla doğum günü pastamı yiyebileceğim.”"3 İLE 5 YIL ARASINDA TANI KONULUYOR"Doç. Dr. Süleyman Günay, Çoban'ın tedavi sürecini anlatırken akalazya hastalığının tanı sürecine de şöyle dikkat çekti: “Yutma sırasında ‘yediklerim yemek borumda kalıyor' şikâyetiyle başvuran hastalar çoğu zaman reflü tanısıyla uzun süre takip edilebiliyor ya da psikolojik nedenlere bağlanabiliyor. Yiyecekler yemek borusunda biriktiği için özellikle yatış pozisyonunda öksürük atakları görülebilir, akciğerlere kaçma nedeniyle zatürre gelişebilir. Tanı geciktiğinde yemek borusu genişler ve yapısı bozulur; bu da tedaviyi zorlaştırır ve tedaviye yanıtı olumsuz etkiler.” Akalazyanın sessiz ilerleyen ve ciddi sorunlara yol açan bir hastalık olduğunu söyleyen uzman isim, hastalığın tanı süresi için 3 ile 5 yıl arasını işaret ederken Çoban'ın 1 yıl içinde tanı almasını çok olumlu değerlendiriyor."YÜZBİNDE 1 VEYA 5 ORANINDA GÖRÜLÜYOR"Uzman isim hastanın tedavisinde kullanılan POEM (Peroral Endoskopik Miyotomi) yöntemine ilişkin bilgiler verirken, tanının da ilaçlı yemek borusu filmi, endoskopi ve manometri testlerinin birlikte değerlendirilmesiyle konulduğunu belirtti. Doktor, hastaya uyguladığı POEM yönteminin açık bir cerrahi operasyon olmadığını tamamen ağızdan girilen cerrahi aletlerle yemek borusuna müdahale (endoskopik) edilecek ve kesiksiz bir şekilde yapıldığını açıkladı. Akalazya hastalığının görülme sıklığının yüzbinde 1 veya 5 arasında değiştiğini ve nadir hastalıklar grubunda yer aldığını söyleyen Günay, bahsedilen POEM yönteminin de her merkezde yapılmadığına dikkat çekeren Çoban'ın da bu tedavi için Antalya'dan geldiğini belirtti. AKALAZYA HASTALIĞI NEDİR?Tüketilen gıdaların yemek bortusundan mideye geçişinde açılan basınç alanının yeteri kadar gevşeyememesiyle besinler yemek borusunda birikir. Yiyecek ve içeceklerin uzun süre mideye geçişi sağlanamadığı için genellikle mide bulantısı ve kusma belirtileri görülür. Besinlerin ağza gelmesiyle birlikte de akalazya reflü ile karıştırılır. Bu karışığa da farklı tıbbi görüntüleme yöntemleri ile yemek borusu hareketlerinin takip edilmesiyle doğru tanı koymak mümkündür. Akalazya nadir görülen bir hastalıktır. Genellikle 20'li ve 30'lu yaşlarda görülen bu hastalık yavaş seyreder ve riskli sonuçlar doğurur. Cinsiyet farketmeksizin eşit oranda görülen bu hastalık, ihmal edilmemesi ve tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.