ABD Raporu: Pakistan’ın Füze Programı ABD Anakarasını Tehdit Edebilir

Wait 5 sec.

ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü’nün Mart 2026 tarihli Yıllık Tehdit Değerlendirmesi raporu, Washington’ın “NATO Dışı Büyük Müttefiki” Pakistan’ı ABD anakarasını tehdit edebilecek füze teknolojisi geliştirme yolunda ilerleyen bir ülke olarak tanımladı. Rapor, Pakistan’ı Çin, Rusya, İran ve Kuzey Kore gibi ABD’nin geleneksel rakipleriyle aynı tehdit kategorisinde değerlendirdi.ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü’nün (ODNI) Mart 2026 tarihli Yıllık Tehdit Değerlendirmesi raporu, Çin, Rusya, İran ve Kuzey Kore’nin yanı sıra Pakistan’ın da “nükleer ve konvansiyonel savaşbaşı taşıyabilen, anakaraya ulaşma kapasitesine sahip yeni, gelişmiş veya geleneksel füze sistemleri araştırıp geliştirdiğini” ortaya koydu.Raporun Güney Asya alt bölümünde ise tehdit değerlendirmesi daha da somutlaştırıldı. Raporda “Pakistan, ordusuna Güney Asya’nın ötesindeki hedefleri vuracak kapasitede füze sistemleri geliştirme imkânı tanıyan giderek daha sofistike füze teknolojisi geliştirmeye devam ediyor; bu eğilimler sürdüğü takdirde ABD’yi tehdit edecek kıtalararası balistik füzelere ulaşılabilir.” ifadelerine yer verildi.Bu gelişme ilk kez gündeme gelmiyor. Aralık 2024’te Biden yönetimi, Pakistan’ın ABD anakarasına ulaşabilecek nükleer başlıklı balistik füzeler için büyük roket motorları geliştirme çalışmaları yürüttüğünü kamuoyuyla paylaşmıştı. Wall Street Journal’ın haberine göre dönemin ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Jon Finer, “Açıkçası Pakistan’ın bu adımlarını ABD’ye yönelik gelişmekte olan bir tehditten başka türlü değerlendirmek bize güç görünüyor.” demişti. ABD aynı dönemde Pakistan’ın uzun menzilli füze kapasitesini geliştirdiği ve bu kapasiteye ekipman tedarik ettiği iddiasıyla Pakistanlı kamu kuruluşları ile özel şirketlere yaptırım uygulamıştı.Mart 2026 ODNI raporu, Hindistan’ın “yeni ve daha uzun menzilli nükleer atış sistemleri geliştirdiğini” kayıt altına alırken Yeni Delhi’yi Pakistan’ın aksine ABD’ye yönelik bir tehdit olarak tanımlamadı.Rapor ayrıca Hindistan ile Pakistan arasındaki ikili gerilimlerden kaynaklanabilecek nükleer çatışma riskine de dikkat çekti. Belgede özellikle 2025 Pahalgam terör saldırısına atıfta bulunularak benzer provokasyonların büyük ölçekli bölgesel bir çatışmanın fitilini ateşleyebileceği uyarısı yapıldı.Pakistan, jeopolitik önemini korurken iki ülke ilişkileri köklü biçimde dönüşüm geçiriyor. Bir dönem ABD’nin Afgan Mücahitlerini Sovyet kuvvetlerine karşı desteklemek için ileri üs olarak kullandığı Pakistan, bugün Washington’ın ulusal güvenlik kaygıları listesinde yer alıyor. 2011 yılında dönemin ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın Pakistan’ın arka bahçesinde yılan besleyip bu yılanların yalnızca komşuları ısırmasını bekleyemezsiniz sözleri, o dönemin diplomatik geriliminin simgesi olmuştu.Raporun ele aldığı tehditler yalnızca füzelerle sınırlı kalmıyor. Belge, Güney ve Doğu Asya kaynaklı uyuşturucu kaçakçılığını da kritik bir güvenlik sorunu olarak öne çıkarıyor. Rapora göre “Çin ve Hindistan, yasadışı fentanil öncüsü kimyasallar ile hap presleme ekipmanlarının başlıca kaynak ülkeleri” konumunda. Bununla birlikte rapor, Hindistan’ın ABD ile uyuşturucu karşıtı iş birliğini derinleştirmeye istekli olduğunu da vurgulayarak Washington’ın Yeni Delhi’yi yasadışı uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığı sorununu ortak bir ulusal güvenlik meselesi olarak gören bir ortak olarak değerlendirdiğine işaret ediyor.