200 dolar petrol: piyasalar Hormuz kriziyle tetikte

Wait 5 sec.

Kriz sürerse petrol fiyatları artırabilir. Hormuz Boğazı’ndaki kapanma, küresel arzı azaltırken piyasalar risk iştahını çabuk kaybediyor. 150-200 dolar hedefi gündemde. İlgili kurumlar bu senaryoyu risk olarak görüyor.Petrol piyasaları, Hormuz Boğazı’nın kısmen kapanması halinde tarihe geçecek bir fiyat sıçramasına hazırlık yapıyor. JPMorgan ve diğer kurumların uyarıları, WTI ile Brent arasındaki hareketleri etkilerken Perşembe günü ABD WTI ham petrolü Brent’in üzerine çıktı ve varil başına yaklaşık 112 dolar civarında gününü kapattı; Brent ise yaklaşık 109 dolara yakın bir kapanış kaydetti.Boğazdan geçen petrolün küresel arzının yaklaşık beşte biri olduğu dikkate alındığında, kapanmanın süresi uzadıkça arz sıkışması kaçınılmaz olurken, piyasalarda ürkek bir tablo hakim oluyor. Analistler, boğazın tamamen kapanması halinde üretim ve rafinaj zincirlerinin normale dönmesinin üç ila altı ayı bulabileceğini belirtirken, İngiltere bu hafta 30’dan fazla ülkenin katılımıyla güvenli geçiş için dijital bir toplantı düzenledi. Şu ana kadar net bir açılma işareti bulunmuyor.Enerji danışmanlığı FGE NexantECA, boğazın altı hafta daha kapalı kalması halinde varil başına 200 dolar seviyesine kadar yükseliş ihtimalini işaret etti. Başka bir analiz ise bu seviyenin Haziran’a kadar uzayabileceğini öne sürüyor. Şubat sonundan itibaren başlayan çatışmanın etkileri Brent ve WTI fiyatlarını yukarı taşıdı; 9 Mart’ta Brent yaklaşık 120 dolara ulaştı ve 13 Mart’tan beri 100 doların üzerinde kaldı. İsrail’in İran’ın South Pars gaz sahasına yaptığı müdahale ve bölgedeki diğer saldırılar da fiyatları yeniden tetikledi.Bir porsiyon küresel üretimin gidişatı ve boğazdan geçen petrolün yaklaşık beşte birinin dünya ihtiyacını karşılaması, savaşın ilerleyişine bağlı olarak fiyatların daha da sertleşebileceğini gösteriyor. Piyasa katılımcıları, 100 milyon varilden fazla haftalık değişimin — yaklaşık 100 milyon varilher hafta boğazdan geçmediği varsayımıyla — bu arz kaybını yansıtacağını belirtiyor.Analistler ve senaryolarFGE NexantECA, boğazın altı haftadan uzun süre kapalı kalması halinde fiyatların 200 dolar/varil seviyesine dayanabileceğini kaydediyor. Macquarie Group ise Orta Doğu çatışmasının ikinci çeyreğe kadar sürmesi halinde yeni rekorlar görebileceğimizi söylüyor; Wood Mackenzie ise Brent’in kısa vadede 150 dolara yaklaşabileceğini, 200 dolar‘ın ise “hiç de imkânsız değil” olduğunu belirtiyor. Vandana Hari (Vanda Insights), Oman ve Dubai gibi bazı Orta Doğu çeşitlerinin 150 dolar bandını geçtiğini, 200 dolar hedefinin yakın olabileceğini vurguluyor; ancak bu artışın süresi boğazın kapanma süresiyle yakından ilişkili.Bir diğer yandan, bazı analistler üretimin artması ve alternatif sevk hatları sayesinde baskının hafifleyebileceğini savunuyor. ABD ve diğer bölgelerde üretimin artmasıyla talep baskısının dengelenebileceğini ifade ediyorlar. İsmi geçen analistler, yaşanan gelişmelerin kısa vadeli hareketleri belirlerken, talep daraltıcı etkilerin de zamanla belirginleşebileceğini belirtiyorlar.Küresel etkiler ve müdahalelerIEA ile koordineli hareket eden hükümetler, acil rezervleri devreye alırken 400 milyon varil civarında rezervin serbest bırakıldığına işaret ediyor; fakat bu hacmin mevcut arzı tamamen karşılayamayacağı vurgulanıyor. Singapur merkezli OCBC Group, global piyasalarda günlük yaklaşık 10 milyon varil açığın mevcut olduğunu hesaplıyor. Hormuz olmadan dünya senaryosu ise enerji piyasalarında uzun vadeli yapısal değişiklikler gerektirebilecek ve küresel ticarette yeni dinamikler doğurabilecek bir olasılık olarak değerlendiriliyor.Sonuç olarak, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon ve büyüme üzerinde yaratacağı baskılar geniş bir yelpazede izleniyor. IMF, sürdürülebilir bir yükselişin enflasyonu yaklaşık %0.4 artırabileceğini ve küresel büyümeyi yaklaşık %0.15 azaltabileceğini belirtiyor. Oxford Üniversitesi’nden enerji uzmanı Adi Imsirovic, 200 dolarlık bir petrol seviyesinin dünya ekonomisinde güçlü bir fren etkisi yapacağını ifade ederken, bazı analistler üretimde artış ve alternatif rotalarla bu baskının hafifleyeceğini savunuyor. Öte yandan, “daha sakin” senaryoları savunan analistler, talep ve arz dinamiklerinin zamana bağlı olarak değişeceğini vurguluyorlar.Bu süreçte Trump’un uluslararası destek için yaptığı çalışmaların etkisi sınırlı kaldı; pek çok ülke güvenli geçiş için kendi ikili anlaşmalarını önceliklendirme yolunda ilerliyor. Şu ana kadar Boğaz’ın açılmasına dair net işaretler görünmüyor ve piyasalarda belirsizlik sürüyor.