SON DAKİKA HABERLER: İsrail-ABD-İran savaşında 'en dikkat çekici' detay! Gizli şifre belli: Büyük savaşın habercisi mi?

Wait 5 sec.

BATIKAN ALTAŞ / MİLLİYET.COM.TR - Dün sabah saatlerinde İran’ın başkenti Tahran'da, art arda patlama sesleri duyuldu. Sabah saatlerinde başlayan saldırılar, ülkenin çeşitli noktalarını hedef aldı. İran yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, Tahran, Elburz, İsfahan, Kirmanşah, Loristan, Huzistan, Kum, İlam ve Sistan-Beluçistan eyaletlerinde çok sayıda patlama meydana geldi.İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, yaptığı açıklamada, "İsrail, kendisine yönelik tehditleri ortadan kaldırmak için İran'a karşı önleyici bir saldırı başlattı." dedi ve 'ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildiğini' belirtti.İsrail’in İran’a yönelik saldırısı, Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan'a göre ani bir hamle değil; uzun süredir biriken stratejik gerilimin ve güç dengesinin zamanlamaya bağlı kaçınılmaz sonucudur. ABD’nin bölgedeki askeri yığınağı, diplomatik temasların çatışmayı önlemekten çok maliyetini yönetmeye dönük olduğu ve Çin’in tahliye çağrısının krizin küresel boyut kazandığını göstermesi dikkat çekmektedir.İLK HAMLENİN İSRAİL’DEN GELMESİ NE ANLAMA GELİYOR?Kırıkkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan, yaşanan son gelişmeleri Milliyet.com.tr'ye değerlendirdi; Uluslararası siyasette bazı gelişmeler vardır ki, tek tek ele alındığında “olağan kriz dinamikleri” gibi görünür. Ancak belirli olaylar aynı zaman diliminde üst üste bindiğinde, artık mesele bir gerilim değil, sistemik bir tırmanma düzeni hâline gelir. Bugün Orta Doğu ve çevresinde gördüğümüz tablo tam olarak budur.İsrail’in İran’a yönelik son saldırısı, yüzeyde ani bir askeri operasyon gibi sunulsa da, aslında uzun süredir biriken stratejik basıncın kaçınılmaz sonucudur. 12 Gün Savaşı’nda olduğu gibi ilk hamlenin İsrail’den gelmesi, sahada değil, tehdit algısının zamanlamasında belirlenen bir savaş mantığına işaret eder. Çünkü uluslararası siyasette güç birikimi tamamlandığında, saldırı çoğu zaman “olasılık” değil, sadece “zaman meselesi” hâline gelir.‘SAHNEDE BİR TÜFEK VARSA, O TÜFEK PATLAMAK İÇİN ORADADIR’Ben hep şunu söylerim; sahnede bir tüfek varsa, o tüfek patlamak için oradadır. Bugün yaşananlar tam olarak budur. Öte yandan bir iki konuya dikkat çekelim Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgede yaptığı askeri yığınak, 2003 Irak müdahalesinden bu yana en büyük güç konuşlanmalarından biri. Böyle bir askeri yoğunlaşma varken diplomatik görüşmelerin sürüyor görünmesi, barış arayışından çok çatışmanın parametrelerini kontrol etme çabasıdır.'SADECE ORTA DOĞU MESELESİ DEĞİL'ABD ile İran arasında dolaylı müzakerelerin devam ettiği sık sık dile getirildi. Ancak dolaylı görüşmeler tarihsel olarak nadiren gerçek uzlaşı üretir. Bu tür kanallar genellikle çatışmayı önlemek için değil, çatışmanın maliyetini yönetmek için işletilir.İkinci bir konu ise İsrail Başbakanı’nın önce Washington’da ABD yönetimiyle, ardından Hindistan ile görüşmesi tesadüfi bir diplomatik rutin değildir. Bu temaslar, İran krizinin yalnızca Orta Doğu meselesi olmadığını, Hint Okyanusu’ndan Güney Asya’ya uzanan geniş bir güvenlik kuşağı içinde değerlendirildiğini gösteriyor.DİKKAT ÇEKİCİ UNSUR: ÇİN DETAYISon olarak bütün bu gelişmeler içinde benim en dikkat çekici bulduğum unsur, Batılı ülkelerin değil, Çin’in İran’daki vatandaşlarını ülkeden ayrılmaya çağırması oldu. Batılı ülkelerin tahliye uyarıları beklenebilirdi. Çünkü bu ülkeler zaten İran’la gerilim içindeler ve risk hesaplamaları bu doğrultuda yapılır. Ancak Çin’in aynı çağrıyı yapması farklı bir anlam taşır.‘SİCCİL’LER KULLANILIRSA ABD VE İSRAİL SİSTEMLERİ KIRILABİLİR’Orta Doğu Araştırmacısı ve Politika Analisti Levent Kemal de, gelişmeleri Milliyet.com.tr için değerlendirdi. Kemal, Devrim Muhafızları danışmanı Cebari'nin 'daha önce görülmemiş silahlarla tanışacaksınız' uyarısı ile ilgili, “Bu aslında bir politik söylem ve tırmanma işareti olarak ele alınmalı, Yüksek teknoloji füzeler ellerinde olsa da savunma sistemi çöktüğü için ateşleme sırasında açık hedef haline geliyor İran bataryaları. Bu açıdan şimdiye kadar gördüğümüz herhangi bir yenilik yok. Eğer İran siccil ve diğer füzelerini kullanırsa evet ABD ve İsrail sistemlerini kırabilir ancak bunun askeri ve politik karşılığını kaldırabilecek durumda değil İran” dedi.İran’ın ABD üslerini vurmasıyla ilgili ise, “Körfez ülkelerinin güvenliği bir vasal sistemle idare ediliyor. ABD’nin bu ülkelerdeki üslerinin koruma şemsiyesine bağımlılar. ABD üsleri dışındaki alanların aktif korumasını ABD de çoğu zaman üstlenmiyor. Ancak ABD ile olan anlaşmalarını askıya almaları şu an mümkün değil” dedi.‘SAVAŞIN AYLARCA SÜRMESİ ABD İÇİN MÜTHİŞ BİR MALİYET’Kemal: İki taraf için de aylarca sürecek bir çatışma mümkün değil. İki tarafın da envanter sorunları var. Ve ABD için aylar sürmesi demek müthiş bir maliyet. Şu an itibari ile ABD’nin günlük savaş maliyeti 1 milyar dolar, en az. Ancak bu çatışma aralıklarla haftalarca sürebilir. Bu bir yıpratma dönemi olarak da ele alınabilir. Bu periyodik ama bildiğimiz tip çatışmaların ötesinde bir şekle dönüşmeye eğilimli bir çatışma.Hamaney'in ölümü sonrası füzeler peş peşe ateşleniyor! İsrail ve ABD'den İran'a yeni saldırı dalgası: Tahran'da şiddetli patlamalarPakistan'da ABD Konsolosluğu'na saldırı! Çok sayıda ölü ve yaralı var