ABD merkezli Axios haber sitesinde yer alan habere göre, ABD ile İsrail’in ortaklaşa düzenlediği ve “Destansı Öfke” ile “Kükreyen Aslan” olarak adlandırılan operasyon kapsamında Tahran’da İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in de bulunduğu yerleşke vuruldu, saldırıda Hamaney’in öldürüldüğü duyruldu.Operasyonun arka planıAxios’un aktardığına göre, söz konusu operasyonun temeli, Aralık ayı sonunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Mar-a-Lago’da ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede atıldı. Bu dönemde İran’da rejim karşıtı protestolar yeni başlamış, olayların nereye evrileceği henüz netleşmemişti.Haberde, Netanyahu’nun bu görüşmede, önceki yıl İran’ın balistik füze kapasitesini hedef alan ortak saldırıların devamı niteliğinde, ilk aşamada Mayıs ayı için tasarlanan bir operasyonu gündeme getirdiği, ancak sahadaki gelişmelere paralel olarak planlamanın kısa sürede değiştiği belirtildi. İran yönetiminin protestolara sert müdahalede bulunarak çok sayıda göstericinin ölümüne yol açtığı, Trump’ın ise sosyal medya platformu Truth Social üzerinden protestoculara çağrıda bulunarak “yardım yolda” mesajı verdiği ifade edildi.Axios’un haberine göre, Trump 14 Ocak’ta askeri saldırı emri vermeye yaklaşsa da bu adımı o aşamada geri çekti, bunun yerine Orta Doğu’da geniş çaplı bir askeri yığınağa onay vererek İsrail ile gizli ortak operasyon planlamasına yöneldi.Diplomasi ve eş zamanlı askeri hazırlıkHaberde, askeri hazırlıklar sürerken İsrail istihbarat ve askeri yetkililerinin Washington’a art arda ziyaretler gerçekleştirdiği, Mossad direktörünün ardından İsrail askeri istihbarat başkanı ve Genelkurmay Başkanı’nın da ABD başkentine giderek “Destansı Öfke” ve “Kükreyen Aslan” adlı operasyonların çerçevesini koordine ettiği kaydedildi.Buna paralel olarak Trump yönetiminin, artan askeri baskının İran’ı kendi şartlarında bir anlaşmaya zorlayıp zorlayamayacağını test etmek üzere diplomasi kanalını da açık tuttuğu belirtildi. ABD ile İran’ın, geçen yıl yaşanan ve “Gece Yarısı Çekici” olarak adlandırılan operasyonla sonuçlanan 12 günlük savaştan bu yana ilk kez Şubat ayı başında Umman’da yüz yüze görüştüğü aktarıldı.Axios’un haberinde, bu temasların ardından Netanyahu’nun Washington’a giderek ABD’nin nükleer müzakerelerdeki “kırmızı çizgilerini” ve görüşmelerin başarısız olması halinde ABD ile İsrail’in ortak askeri operasyon başlatıp başlatmayacağını görüştüğü ifade edildi.Cenevre süreci ve tıkanan başlıklarHaberde, Trump’ın temsilcileri Jared Kushner ile Steve Witkoff’un Cenevre’de yapılan nükleer müzakerelere dair değerlendirmelerine yer verildi. Axios’a konuşan ABD’li ve İsrailli yetkililer, Trump ekibinde anlaşma ihtimaline karşı genel bir şüphecilik bulunsa da Cenevre görüşmelerinin en başta tamamen bir “aldatmaca” olarak görülmediğini aktardı. Bir ABD’li yetkili, Trump’ın anlaşmaya varmayı denemek istediğini, İran tarafına da “gerçek bir anlaşmada hızlı ilerleme görülmezse askeri saldırıların devreye gireceğinin” net biçimde aktarıldığını söyledi.Axios’un anlatımına göre, Cenevre toplantısından bir hafta önce ABD ve İsrail, olası askeri harekât için bir zaman penceresi üzerinde uzlaştı; buna göre hedef, Hamaney’in devlet yerleşkesinde yardımcılarıyla rutin toplantısını yaptığı cumartesi günüydü. Planlamada, Hamaney’in olası bir tehditten şüphelenerek yer altı sığınağına çekilmesini engellemenin temel zorluklardan biri olduğu, bu sırada Axios’ta yayımlanan ve Hamaney’e yönelik olası suikastten bahseden bir haberin İsrailli askeri planlamacılar arasında kaygıya yol açtığı, ancak İranlı liderin programında değişiklik yapmadığının değerlendirildiği ifade edildi.Kushner ve Witkoff’un Perşembe günü Cenevre’ye gittiği, kendi değerlendirmelerine göre anlaşma ihtimalinin zayıf olduğunu düşünmelerine rağmen İran tarafıyla toplantı yaptıkları belirtildi. Haberde, bu adımın, Tahran yönetiminin diplomasinin hâlen canlı olduğuna inanmasını sağlamak amacı taşıdığı aktarıldı.Bir ABD’li yetkili, “Anlaşma yapmanın kurallarından biri, ortada anlaşılabilir bir zemin olup olmadığını çok hızlı anlamaktır.” ifadesini kullanırken, ilk oturumda İranlıların ABD’nin en esnek pozisyonuna dahi yaklaşmadığını söyledi. İlk turun ardından Kushner ve Witkoff’un ABD Başkan Yardımcısı Vance’i güvenli hattan arayarak “uçurumun hâlen çok geniş” olduğu değerlendirmesini paylaştığı, akşam yapılan ikinci turun da tabloyu değiştirmediği kaydedildi.Axios’un aktardığına göre üst düzey bir ABD’li yetkili, İran teklifini “sadece zaman kazanmaya dönük, üzerinde çalışılacak somut bir zemin içermeyen” bir paket olarak niteledi. Başka bir yetkili ise Tahran’ın müzakere yaklaşımını “oyunlar, hileler ve oyalama taktikleri” olarak özetledi ve bu değerlendirmelerin Trump’a iletilmesinin ardından Başkan’ın farklı seçenekleri masaya yatırdığını ifade etti.ABD’li yetkililer, İran’ın uzlaşmaya yanaşmadığı üç temel başlık bulunduğunu savundu:Nükleer program ve zenginleştirme: ABD tarafının, İran’ın zenginleştirmeden vazgeçmesi karşılığında sivil nükleer programı için süresiz ve ücretsiz yakıt teklif ettiği, ancak İran’ın bunu reddettiği belirtildi.Balistik füze programı: İran’ın, balistik füze kapasitesini “her durumda” müzakere dışı tuttuğu aktarıldı.Bölgesel vekillerin finansmanı: Tahran yönetiminin, bölgedeki silahlı gruplara sağladığı finansman ve desteği ele almayı da reddettiği kaydedildi.Haberde, ABD istihbaratının, İran’ın, Trump’ın geçen yıl “Gece Yarısı Çekici” olarak adlandırılan operasyonla “yok edildiğini” söylediği nükleer tesisleri yeniden inşa ettiğini açık biçimde ortaya koyduğunun savunulduğu ifade edildi. Cenevre’de İran tarafının, sivil amaçlı olduğu belirtilen zenginleştirme ihtiyaçlarını içeren yedi sayfalık bir belge sunduğu; Trump ekibinin bu rakamları BM’nin nükleer gözlemcisiyle karşılaştırdığı ve bir ABD’li yetkilinin, “Bu, 2015 nükleer anlaşmasında öngörülenin yaklaşık beş katı zenginleştirme kapasitesine yol açardı.” dediği aktarıldı.Aynı kapsamda, İran’ın Tahran Araştırma Reaktörü’nde “tıbbi araştırma” gerekçesiyle gizlice zenginleştirilmiş malzeme stokladığının öne sürüldüğü, ABD’li bir yetkilinin, “Oradaki bölünebilir malzemeyi tek bir ilaç üretiminde dahi kullandıklarına dair kayıt yok. Hepsi aldatmaya yönelikti.” sözleri habere yansıdı.Tahran operasyonu ve son saatlerAxios’un haberinde, Cenevre temaslarının ardından Umman Dışişleri Bakanı’nın Washington’a giderek Trump’ın kararını erteletmek için ABD Başkan Yardımcısı Vance ile görüştüğü, ancak Trump’ın bu aşamada kararını verdiği belirtildi.Habere göre bir Arap yetkili, Cuma günü Witkoff’a yaklaşan bir saldırı olup olmadığını sorduğunda, Beyaz Saray temsilcisi bu soruyu geçiştirdi. Cumartesi sabahı ise Hamaney’in, ABD’li ve İsrailli planlamacıların öngördüğü şekilde yardımcılarıyla rutin toplantısı için yerleşkesinde bir araya geldiği, aynı saatlerde Tahran’da İran güvenlik ve istihbarat yetkililerinin katıldığı iki ayrı üst düzey toplantının daha yapıldığı aktarıldı. Dakikalar sonra üç toplantı noktasının eş zamanlı olarak hava saldırısına hedef olduğu belirtildi.Axios’un görüştüğü bir İsrail istihbarat yetkilisi, “İranlılar Cenevre’ye gelip Trump’a istediklerini verseydi, askeri kanatta frene basardı. Ancak kibirli davrandılar ve onun harekete geçmeyeceğini düşündüler. Yanıldılar.” ifadelerini kullandı.Haberde, Tahran’daki saldırılarla ilgili anlatımın, ağırlıklı olarak ABD’li ve müttefik yetkililerin değerlendirmelerine dayandığı, Hamaney’in öldüğü yönündeki iddiaların İran makamlarınca hemen doğrulanamadığı ve anlatılan ayrıntıların bağımsız kaynaklar tarafından henüz teyit edilmediğinin altı çizildi.Axios’un notu: Haberde aktarılan olaylar, büyük ölçüde ABD’li ve müttefik yetkililerin açıklamalarına dayanıyor ve bu anlatımın bağımsız kaynaklarca henüz doğrulanamadığı vurgulanıyor.Kaynak: Axios